31 Ocak 2013 Perşembe

FAB Emperor II


2011 yılında Porsche Cayenne temelleri üzerine geliştirilen iddialı çalışmasını tanıtan FAB Design görünüm paketini yeniledi. Cayenne S Diesel için de bir modifikasyon kiti hazırlayan firma çalışmalarını Cenevre'de sergileyecek.


Agresif görünümlü ön tamponunda bulunan sis farlarının üzerine dik LED aydınlatmalar ekleyen üretici kaput üzerinde bulunan hava çıkışlarının şeklini değiştirirken genişletilen çamurlukların arkasında yer alan hava çıkışları da makyajlanmış.

22 inç çaplı jantlar ve genişleyen yan eteklerde bir farklılık göze çarpmazken alt kısmı karbon fiberden üretilen arka tampon ve egzoz sisteminin dörtlü çıkışı da makyaj görmemiş. Bu bölümde yapılan değişiklikse spoilerin farklı tasarımında olmuş.


İç mekanda müşterinin istekleri doğrultusunda farklı renklerde deri ve Alcantara döşemeyle alüminyum, ahşap ve karbon fiber kaplamalar kullanılabiliyor.

Aracın 4.2 litre hacimli v8 turbo Diesel motoru için hazırlanan kitle 430 beygir güç, 930 Nm tork elde edilebilmiş. 0'dan 100 km/s sürate 5.4 saniyede ulaşabilen aracın maksimum süratiyse 257 km/s'e ulaşmış.

FAB Terso Spider


FAB Design'ın geçtiğimiz yıl Cenevre otomobil fuarında tanıttığı McLaren MP4-12C temelli aracı Terso'nun yeni versiyonunu sergiledi. 12C ile birlikte üzeri açılan otomobilden sadece 10 adet üretilmesi planlanıyor.


Sabit tavanlı kardeşinde olduğu gibi daha agresif bir görünüm sunan tamponlar, 20 inç çaplı jantlar, dev bir spoiler, genişletilmiş çamurluk ve hava girişleri ile farklı bir difüzöre sahip olan otomobilin iç mekanı alıcıya özel renklerde deri ve karbon fiberle donatılabiliyor.


Çift turbo beslemeye sahip 3.8 litre hacimli v8 motoru 680 beygir güç, 715 Nm tork üretebilen otomobilin 0'dan 100 km/s sürate ulaşması 3 saniye sürerken maksimum sürati 343 km/s.

Wheelsandmore Ferrari FF


Ferrari'nin dört tekerlekten çekişli shooting brake modeli FF için henüz yaygın modifikasyon çalışmaları yapılmış olmasa da Wheelsandmore gibi bazı firmalar bu konu üzerine yoğunlaşmaya başlamış bile.

Araç için önde 21, arkadaysa 22 inç çaplı jantlar sunan Wheelsandmore süspansiyon sistemini alçaltırken gövde üzerine de bir şerit çekmiş.

Egzoz sistemi de modifiye edilen otomobilin 6.3 litre hacimli v12 ünitesi üzerinde yapılan çalışmalar sonrasında ilk etapta güç 684 beygire, torksa 705 Nm'ye ulaşırken ikinci etapta 700 beygir güç, 715 Nm tork elde edilebilmiş.

30 Ocak 2013 Çarşamba

Ford Escape 2.0 Titanium - Ford Kuga 2.0 Titanium


A.B.D. testleri devam ediyor. Avrupa'da Mondeo ismiyle satılacak olan Fusion'ın ardından şimdi de Kuga olarak tanıyacağımız Escape konuğum. Kuzey Amerika pazarında üç adet benzinli motorla satılmakta olan Escape'in giriş modellerinde 2.5 litre hacimli ünite kullanılırken 1.6 ve 2 litre hacimli EcoBoost motorlar Avrupa'da da görev yapacak üniteler olarak dikkat çekiyor.

Atmosferik emişli motor sadece giriş donanımla ve önden çekişli olarak alınabilirken turbo beslemeli motorlar hem önden çekiş hem de dört tekerlekten çekiş sistemi opsiyonları sunmakta. Hazır test etme şansı bulmuşken en güçlü motor, dört tekerlekten çekiş sistemi ve en üst donanım seviyesine sahip bir modelinin anahtarını kaptım.


Dış Mekan


4.524 mm boya, 1.839 mm genişliğe, 1.684 mm yüksekliğe ve 2.690 mm aks mesafesine sahip olan yeni nesil Escape hem bir önceki nesil Escape hem de Avrupa'da satılan ilk nesil Kuga ile hemen hemen hiç ortak noktaya sahip değil. Oldukça agresif bir duruş sergileyen araç özellikle Focus'tan izler taşıyor.

Titanium donanım seviyesinde sunulan xenon farlar, tamponun alt kısmına eklenen sis farları, yine ön tamponun altına eklenen koruma, 19 inç çaplı jantlar, şişkin çamurluklar, arka tamponun alt kısmına eklenen metalik renkli parça ve çift egzoz çıkışı gibi detaylar aracın dinamik görünümüne katkıda bulunurken stopların Focus sedan ve wagon'dan alınmış gibi durması da otomobilin tanınırlık faktörünü artırmış. Tavan raylarını standart olarak sunan Ford bu parçaların arasında destek olarak duran çıtaları da donanıma katmış.

Ford'un Kuzey Amerika'da sattığı diğer SUV modellerinde olduğu gibi şoför kapısında bulunan düğmeler kullanılarak girilen şifreyle açılabilen kapılar bizim daha alışık olduğumuz şekilde, anahtar kullanarak da açılabiliyor.


İç Mekan


Kapılar açıldığında bizi bir sürpriz karşılıyor. Dış mekanda Focus ile arasında benzerlikler bulunan Escape'in iç mekanı bu modelle neredeyse aynı. Kapı içleri ve ön konsolda gözlemlenen keskin çizgiler, derine yerleştirilmiş gösterge tablosu, dik yerleşime sahip havalandırma ızgaraları, sinyal ve silecek kolları, çok fonksiyonlu direksiyon simidi ve far kumandaları doğrudan Focus'tan alınmış.

Orta konsolun üst kısmında bulunan büyük dokunmatik ekranda navigasyon bilgileri görülebilirken hemen altta kalan bölüm Sony marka müzik sisteminin kumanda düğmelerinin bir kısmını barındırıyor. Daha aşağıda çift bölgeli otomatik klimanın kumanda düğmeleri ve oldukça açılı yerleştirilmiş bir vites kolu yer alıyor. Vites konsolunda el freni kolu, büyük bardaklıklar, 12 Volt soket, koltuk ısıtıcıları ve kol dayanağı bulunuyor. Bu bölümün iç kısmı oldukça derin ve SD kart yuvası, iki adet USB port ve görüntü girişleri gibi aksesuarlara ev sahipliği yapıyor.

Kapı içi cepleri çok büyük olmasa da yeterli derinliğe sahip olan otomobilin arka koltuklarında düşük seviyeli bir şaft tüneli, havalandırma ızgaraları, orta kol dayanağı, bardaklıklar ve 120 Voltluk soket gibi özellikler sunulurken panoramik cam tavan opsiyonu özellikle burada oturanların çok daha ferah bir yolculuk yapmasına yardımcı oluyor. Ferahlığa darbe vuran şeyse siyah deri döşemeyle birlikte kokpitin de bu renkte üretilmiş olması. Ayrıca Fusion'da olduğu gibi özellikle kapı içlerinde kullanılan plastiğin kalitesi yüksek değil.

Bir düğme yardımıyla otomatik bir şekilde açılıp kapanabilen bagaj kapağının ardında 971 litrelik bir bagaj hacmi sunulurken asimetrik katlanabilen arka koltuklar sayesinde bu hacim ikiye katlanabiliyor.


Konfor


Escape'in Titanium donanımı bol konfor donanımı sunuyor. Oturma alanları geniş ön koltuklarda oopsiyonel olarak sunulan deri döşeme ve standart olarak sunulan ısıtıcılar haricinde sürücü koltuğu için elektrikli ayar mekanizması ve hafıza bulunuyor. 10 Hoparlörlü ses sistemi XM radyo ve USB girişi gibi özelliklerin yanında Bluetooth bağlantısı da sunuyor ve direksiyondan kumanda edilebiliyor.

Direksiyon simidinden kumanda edilebilen bir diğer kontrolse Amerika'nın olmazsa olmazı cruise control. Garaj kapısı için uzaktan kumandayı da standart donanımında sunan Escape'in otomatik havalandırma sistemi de başarılı çalışıyor.

Orta sertlikte bir süspansiyon sistemine sahip olan aracın rüzgar yalıtımı başarılı olsa da yol sesini içeriye alıyor. Bütün motorlarla birlikte standart olarak sunulan 6 ileri vitesli otomatik şanzımansa yaptığı başarılı değişimlerle D konumunda konfora olumlu katkıda bulunuyor.

Büyük arka kapılar sayesinde arka koltuklara ulaşım kolaylaştırılırken bu kısımda sunulan diz ve baş mesafesi başarılı. Cam tavan sayesinde daha ferah kılınan arka kısımda ayrı havalandırma ızgaraları ve 120 Voltluk bir soketin bulunması da avantaj.

Escape'in hayatı kolaylaştıran diğer donanımları arasında panoramik cam tavan, otomatik bagaj kapağı, tek düğmeyle çalıştırılabilen motor, uzaktan kumandayla motor çalıştırma ve geri görüş kamerası sayılabilir.


Sürüş


Amerikan yollarında ilerleyen yüksek bir araç olmasına rağmen Escape'in yol tutuşu başarılı. Süspansiyon sistemi darbeleri başarılı bir şekilde emerken ani direksiyon hareketlerinde de beklenmeyen tepkiler vermiyor. Direksiyonu biraz hissiz olan aracın sportif hisler vermesine katkıda bulunan bir aksesuar da 235/45-19 ölçülerinde olan lastik ve jantları.

Ön koltuklarının zemin kısımları oldukça düz olsa da sırtlıklarda yeterli derecede yan destek sunan Escape'in otomatik şanzımanını manuel kontrol etmek de mümkün. S konumunda vitesleri daha geç değiştiren ünite ve sportif motor sesi aracın dinamik karakterine katkı yapan diğer kalemler.

Test ettiğim Fusion'da da kullanılan 2 litre hacimli motor turbo besleme yardımıyla 240 beygir güç, 367 Nm tork üretebiliyor. 6 ileri vitesli otomatik şanzımanla dört tekerleğe aktarılan güç düşük devirlerde bile başarılı çekiş sağlıyor. Türkiye şartlarını pek simüle edemeyen Amerikan yollarında elde ettiğim 9.8 litre/100 km tüketim ortalaması çok kötü olmasa da benzinin iç kat pahalı olduğu Türkiye'de Diesel modellerin hüküm süreceğini söylesem yanılmış olmam.


Fiyat/Donanım


Geldik yine bizim için komik olan bölüme. Fusion'da olduğu gibi Escape'in de fiyatı bize şaka gibi gelecek. Test ettiğim aracın önden çekişli versiyonları A.B.D. pazarında 30.370 Dolar seviyesinden başlayan fiyatlara sahip. Dört tekerlekten çekişli versiyonsa 32.120 Dolar'dan başlayan fiyatlarla alıcı bekliyor.

Sunulan bütün opsiyonlara sahip olan test aracında bulunan çekici bağlantısı 395, panoramik cam tavan 1.395, deri döşemeler 895, navigasyon 795 ve ön park sensörleriyle birlikte sunulan otomatik park sistemi 995 Dolar değerinde.

Bütün opsiyonlarla birlikte fiyatı 37.000 Dolar'a yaklaşan araç için şu sıralar 2.000 Dolar peşin ödeme indirimi yapılıyor.


Sonuç


Yeni nesil Escape yerini aldığı modelden oldukça farklı. Avrupa'da Kuga adıyla satılan otomobil bu kıtanın zevklerine daha uygun bir tasarıma sahip. Eskisinden daha büyük bir araç olacak Kuga'nın görünümünün yanında sürüş karakteristiklerinde de gelişme olacağı kesin.

Amerika kıtasında sadece benzinli motorlarla alınabilse de Avrupa'da güçlü Diesel ünitelerle de sunulacak olan Escape/Kuga'nın bu pazarlarda mazot yakan modellerinin daha popüler olacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

Eskisinden çok daha başarılı bir aile aracı olan Escape/Kuga büyük iç hacmiyle yolcularını daha rahat ettirirken bagajda da ekstra bavullara yer açmış. İlk nesil Kuga'da olduğu gibi agresif bir görünüm sunan otomobilin 2 litre hacimli motorunun da performans adına eksiği yok.


Fotoğraflar


Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

29 Ocak 2013 Salı

JMS Opel Astra GTC


Opel Astra'nın üç kapılı modeli GTC'nin daha iddialı görünmesi için çalışan firmalar arasına JMS de katıldı. Kaput altı için bir modifikasyon sunmayan firma görsel bir çalışmaya girişmiş.

249 Euro karşılığında otomobilin ön tamponu altına bir splitter ekleyen firma süspansiyon sistemini 40 mm alçaltan yaylar için 999 Euro istiyor. Son olarak 20 inç çaplı jantları beğeniye sunan JMS lastiklerle birlikte bu parçaları 2.799 Euro'ya satıyor.

SKN Audi S6 Avant


Audi'nin station wagon süpersporcusu RS6 Avant'ı beklemeden S6 Avant satın almış olan müşterilerin üzülmesine gerek kalmadı. SKN, S6 ailesi için geliştirdiği modifikasyon kitiyle ciddi performans artışı sunuyor.

Aracın ön ve arka tamponlarını hafifçe makyajlayan firma 20 ve 21 inç çaplı jant seçeneklerinin yanında yüksekliği 40 mm azaltılan süspansiyon sistemi ve yeni bir egzoz sistemi sunuyor.

Çift turbo beslemeye sahip 4 litre hacimli v8 motor için üç güç seviyesi sunan SKN ilk etapta 543 beygir güç, 687 Nm tork alabiliyor. İkinci etapta 551 beygir güç, 696 Nm tork üretebilen araç üçüncü etaptaysa 560 beygir güç, 700 Nm tork üretebiliyor. Bu haliyle 0'dan 100 km/s sürate 4.5 saniyede ulaşabilen otomobilin maksimum sürati de 311 km/s'e yükselmiş.

Lamborghini Gallardo GT3 FL2


Lamborghini ve Reiter Engineering 2013 ve 2014 sezonlarında pistlerde görülecek olan GT3 Gallardo modelini tanıttı. Araç makyajlı Gallardo temelleri üzerine geliştirilmiş.

Aracın Supertrofeo versiyonlarından esinlenilerek tasarlanmış olan yeni aerodinamik paketinde dev bir splitter, difüzör ve gözden kaçmayacak boyutlarda bir spoiler bulunan aracın jantları hafifletilirken tavana hava girişi açılmış.

Bir önceki modele göre 25 kg hafifletilmiş olan otomobilin fren sistemi güçlendirilirken soğutma sistemi de iyileştirilmiş. Bakım masrafları da düşürülen aracın yakıt tüketiminde de iyileştirmeler yapılmış.

Lamborghini, Gallardo GT3 FL2'nin fiyatını vergiler hariç 320.000 Euro olarak açıkladı.

W Lykan Hypersport


Bu yıl Katar otomobil fuarında Ortadoğu üretimi ilk süperspor otomobil tanıtıldı. Dudak uçuklatıcı bir fiyata sahip olan araçtan sadece 7 adet üretilecek.

Merkezi Beyrut'ta bulunan W Motors tarafından tasarlanan otomobil köşeli tasarımı ve LED aydınlatma grubuyla dikkat çekerken 3.4 Milyon Dolar olarak açıklanan fiyatıyla da herkesin ulaşamayacağı bir noktaya konumlandırılmış.


Ortaya konumlandırılan 6 silindirli Boxer motoru çift turbo besleme yardımıyla 750 beygir güç, 1.000 Nm tork üretebilen araç 0'dan 100 km/s sürate 2.8 saniyede ulaşabilirken maksimum sürati 395 km/s.

Aracın sahibi ayrıca 200.000 Dolar değerinde, özel üretim bir Cyrus Klepcys saate sahip olacak.

Subaru BRZ RA Racing


Subaru'nun Toyota ile birlikte geliştirdiği küçük coupé modeli pist yarışları için hazırlanmış bir versiyona kavuştu. Hatırlayacağınız üzere Subaru geçtiğimiz yıl aynı aracın çıplak versiyonunu tanıtmıştı.


16 inç çaplı sac jantları ve siyah renkli kapı kolları standart RA modeliyle aynı olan otomobilin fren sistemi, diferansiyeli ve soğutma sistemi modifiye edilirken iç mekanda Alcantara koltuk döşemeleri, tam boy takla kafesi ve dört noktadan bağlantılı sürücü emniyet kemeri dikkat çekiyor.

28 Ocak 2013 Pazartesi

Ford Fusion 2.0 Titanium - Ford Mondeo 2.0 Titanium


Blogu düzenli takip edenlerin fark ettiği üzere Aralık sonunda A.B.D.'ye bir yolculuk yaptım. Tatil sırasında çok haber giremesem de test yapmaktan geri kalmamaya çalıştım. Yaptığım testlerin geneli, gelecekte Avrupa'da satışa sunulacak araçları kapsasa da araya eğlenceli birkaç araç da serpiştirdim.

2013 yılı içerisinde Avrupa'da yollarda görebilmeyi umduğumuz otomobillerden birisi Ford Fusion. Mondeo adıyla tanıyacağımız aracı test etmek, sosyal medyayı medyadan saymak istemeyen Ford Türkiye'ye kalsa imkansız olacağından işi binlerce kilometre öteden hallettim.

Test yazısına başlamadan önce A.B.D.'nin test prosedürü hakkında birkaç bilgi vereyim. Öncelikle test için herhangi bir bayinin kapısına gitmeniz yeterli. Police Interceptor gibi bazı özel modeller haricinde satıcının araç parkında bulunan yüzlerce araçtan istediğinizi test etmek için alabiliyorsunuz. Yani "Test aracı" şeklinde tanımlanmış otomobiller yok (gibi).

Durum böyle olunca süreceğiniz aracın motor ve donanımının yanında rengini bile seçebilme şansınız oluyor. Bütün bunlar güzel olsa da ülkenin negatif yanları da yok değil. Örneğin sigorta zorunlu koştuğundan genelde yanınıza bir satış temsilcisi veriliyor ki bu nedenle durup saatlerce fotoğraf çekemiyorsunuz. Bu nedenle çektiğim fotoğraf sayısında bir azalma oldu. İkinci bir olumsuzluk da Pennsylvania'nın maksimum 65 mil/s'lik hız sınırları ki bunlara uymasanız bile görebileceğiniz maksimum sürat, otomobillerin genelinde bulunan elektronik sınırlandırıcı nedeniyle 110 mil/s (176 km/s).


Dış Mekan


4.872 mm boya, 1.852 mm genişliğe, 1.478 mm yüksekliğe ve 2.850 mm aks mesafesine sahip olan Fusion aslında oldukça büyük bir otomobil olsa da Explorer ve F-150'nin standart olduğu bir ülkede göze küçük bile gelebiliyor.

Büyüklüğü ne olursa olsun yeni Fusion oldukça şık bir otomobil. İnceltilmiş farlar, yeni nesil Ford modellerinde görmeye alıştığımız ön panjur, LED stoplar, tampon alt kısmından çıkan çift egzoz çıkışı, cam altına sabitlenen yan aynalar, spoiler ve Titanium donanım seviyesinde opsiyonel olarak sunulan füme renkli, 19 inç çaplı jantlar şık dokunuşlar olarak dikkat çekyior.


İç Mekan


Aracın kapıları açıldığında güncel Mondeo ile aradaki fark daha da belirginleşiyor. Başarılı yan desteklere sahip ön koltuklara oturulduğunda genişleme fark edilirken bu hissi, tamamı siyah renkli olan iç mekan da bozamıyor. Şık görünen kapı içlerinde büyük fakat derin olmayan cepler buluyor. Elektrikli sürücü koltuğunun hafıza düğmelerinin de yer aldığı sol ön kapıda cam, ayna ve merkezi kilit kumandaları da bulunuyor.

Plastik kalitesi artmamış olan otomobilde şık tasarımlı ve çok fonksiyonlu direksiyon simidi, Ford SYNC arayüzlü, büyük kısmı dijital gösterge paneli, mavi renkli ambiyans ışıklandırması ve metal pedal seti sportif bir görünüm sunarken orta konsolda durum biraz değişiyor. Büyük bir dokunmatik ekrana sahip olan bu bölümün altında yer alan dokunmatik kumandaları sürüş sırasında kullanmak oldukça zahmetli. Girintili çıkıntılı olsalar da bakmadan hissetmesi zor olan bu butonların yüzeyleri de parmak izlerini belli ediyor.

Bu bölümün altına Volvo modellerinde olduğu gibi bir boşluk açan Ford buraya kapaksız bölmeler ve 12 Voltluk soket eklemiş. Sade görünümlü vites kolunun iki tarafına da düğmeler yerleştiren üretici araçta elektronik park freni kullanmış. Altında oldukça geniş bir hacim sunsa da ileri geri kaydırılamayan ön kol dayanağının hemen önünde büyük bardaklıklar dikkat çekiyor.

Arka koltukların uzayan baldır destekleri olumlu bir gelişmeyken diz ve baş mesafesindeki artış da potansiyel müşterileri çekecektir. Ayrı havalandırma ızgaralarına sahip olan arka koltuklarda 12 Volt soket, katlanabilir kol dayanağı, bardaklıklar ve üç adet kafalık standart olarak sunulmakta.

60/40 oranında katlanabilen arka koltuklar sayesinde genişletilebilen bagajın dar kapağı ve girintili çıkıntılı iç yapısı nedeniyle yüklemesi zor. Stepne nedeniyle zemini de yükselen bagajın sunduğu 453 litre hacim boyutlara göre çok küçük kalsa da Mondeo'da kullanılması muhtemel tamir kitiyle bu hacim 500 litrenin üzerine çıkacaktır.


Konfor


Kuzey Amerika pazarı için hazırlanmış otomobillerden beklediğim yüksek konfor seviyesi Fusion'da mevcut. Zengin bir donanım sunan otomobilde geniş koltuklar, 12 hoparlörlü, 390 Watt çıkış gücü sunan Sony marka ses sistemi, cruise control ve sesle kumanda sistemi gibi sürüşü kolaylaştıran birçok ekipman bulunuyor.

Opsiyonel olarak sunulan sunroof aracın boyutlarını göz önüne alınca biraz küçük kalsa da iç mekana daha fazla ışık girmesini sağlayabiliyor. Çift bölgeli klima başarılı bir havalandırma sağlarken 6 ileri vitesli şanzımanın yumuşak geçişleri konforlu sürüşe en büyük katkıyı sağlıyor. Viteslerin direksiyon simidi arkasında bulunan kulakçıklardan değiştirilebilmesi olumlu olsa da vites kolundan değiştirilememesi ilginç.

Bu arada Avrupa'da pek görmesek de Amerika için olmazsa olmaz donanımlardan olan garaj kapısı uzaktan kumandası ve anahtara entegre edilmiş uzaktan çalıştırma fonksiyonları da oldukça yararlı aksesuarlar. Buna karşılık yeni dünyada görmeye alışık olmadığımız ön ve arka sensörlere sahip park yardımcısı hem bu araçta hem de Mondeo'da sunulacak.


Sürüş


Kuzey Amerika'da kullanma şansı bulduğum araçlardan dinamik sürüş özellikleri beklemesem de konu Ford olduğunda beklentiler değişiyor. Orta sertlikte bir süspansiyon sistemine sahip olan otomobil 235/40-19 gibi iddialı ölçülere sahip lastiklerle birleşince başarılı olarak adlandırılabilecek sürüş karakterine sahip oluyor. Gerçi çok zorlama şansım olmadı fakat aracın ani yön değişimlerine verdiği tepkiler oldukça başarılı.

Ani direksiyon hareketlerini ıslak zeminde yapmanız gerekirse gaz pedalını kullanmak daha da avantajınıza olacaktır zira test ettiğim modelde bulunan dört tekerlekten çekiş sistemi güçlü motorla birleşince bu tip durumlardan kurtulmak çok daha kolay hale geliyor.

Güncel Mondeo modellerinde de görev yapan 2 litre hacimli motor turbo besleme yardımıyla 240 beygir güç, 366 Nm tork üretebiliyor. Büyüyen boyutlar ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle birlikte ağırlaşan otomobilde performansı biraz düşen motor yine de başarılı çekişe sahip. Test süresince elde ettiğim 9.5 litre/100 km tüketim ortalaması Amerika kıtası için başarılı sayılsa da burada trafiğin Türkiye'de olduğundan çok daha sabit bir sürate sahip olduğunu da unutmamak gerek. Aracın önden çekişli modelleriyse büyük ihtimalle 9 litre/100 km ortalamasının altına inebilecektir.


Fiyat/Donanım


Türkiye'de yaşayan bizler için gülünç bir bölüme geldik. Galonu 3.5 Dolar seviyesinde gezinen benzin fiyatlarının pahalı sayıldığı A.B.D.'de 2 litre hacimli EcoBoost motor ve 6 ileri vitesli otomatik şanzımanla aracın satış fiyatı 30.200 Dolar. Dört tekerlekten çekiş sistemi için 2.000 Dolar ek bedel talep eden Ford Suınroof ve uzaktan kumandalı garaj kapısı açıcısı için 895, 19 inç çaplı jantlar içinse 695 Dolar fark istiyor.

Arka park sensörleri standart olarak sunulan aracı ön sensör ve otomatik park etme sistemiyle birlikte almak için 795 Dolar ödeme yapmak gerekirken sesli komut alabilen navigasyon sistemi 795 Dolar değerinde.

Test aracının, vergiler dahil, ahatar teslim satış fiyatı 35.925 Dolar olsa da özellikle şu sıralar elde olan modeller için 3.000 Dolara varan indirimler yapılıyor. Türkiye'nin vergi sistemiyleyse bu donanımlara sahip aracın 120.000 TL'nin altına alınabilmesi mümkün değil.


Sonuç


2013 yılının yaz aylarına doğru Avrupa pazarına sunulması beklenen Ford Mondeo'nun Amerikan yorumu Fusion'ı test etme imkanı bulmak her hafta başıma gelen bir olay değil. İstanbul Auto Show'da sergilenen aracın kapılarını bile açtıramadığımızı düşünürsek üretim kalitesi ve performansını kısa yoldan (Belki de uzunundan) görmek hoş oldu.

Güncel Mondeo'ya göre daha hoş görünümlü ve ve daha büyük olan yeni nesil araç bu motor seçeneğiyle olmasa da yeni nesil Diesel motorlarıyla Avrupa'da da çok dikkat çekecek. Yenilikçi olsa da kullanımda zorluk yaşatabilen orta konsol kumandaları nasıl karşılanacak bilemiyorum ama bagajın bir şekilde büyütülmesi şart.


Fotoğraflar


Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

Volvo S60 1.6 DRIV-e Powershift Testi
































Ülkemizde aile kullanımına yönelik olarak en revaçta olan otomobil segmentlerinden biridir D 
Segmenti. Tıpkı  kitlelere yönelik diğer segmentler gibi D Segmentinde de Ülkemiz koşullarında başarılı olmanın/iyi satış rakamlarına ulaşabilmenin yolu bazı paradigmaları tutturmaktan geçiyor.

Bunlar kısaca: Düşük hacimli (1.6'litreden düşük) turbo (tercihen) dizel motor, otomatik vites, sedan gövde tipi olarak sayılabilir.  

Sınırlı sayıda otomotiv üreticisinin faaliyette bulunduğu Premium klasmanında da belirli başarı kriterleri bulunmakta: Köklü Marka Geçmişi/İmajı, Yüksek Teknoloji Donanımı ve Dikkat Çekici Tasarım.

Bugünkü testimize konuk olan Volvo S60 DRIV-e, 1.6 litre hacmindeki yeni kuşak turbo dizel motoru, çift kavramalı otomatik şanzımanı, sedan gövde tipi, Volvo'nun sağlam marka imajı, çarp önleme sistemi gibi yüksek teknoloji donanımları ve cesur çizgilere sahip modern tasarımıyla adeta D Premium Segmentte başarının tanımı gibi durmakta kağıt üstünde.

Bakalım pratikte nasıl bir performans ortaya koyacak testimizde:

DIŞ:




Eskiden kutu şeklinde otomobiller üretmesiyle şöhret yapan Volvo için devrim niteliğinde akıcı çizgileri var S60'ın. Uzun burun, geniş dingil aralığı ve kısa bagaj ile sportif otomobilin sahip olması gereken ideal vücut (kasa) ölçülerindeki yan profili, gözyaşı şeklindeki klasik farlar ve çift led kaşlarının (gündüz farları) kocaman Volvo amblemli petek desenli panjuru süslediği ön görünümü ve bumerang formundaki stop lambalarının bütünleşik spoiler tarzında tasarlanmış bagaj kapağı ve aerodinamik arka tamponla buluştuğu arka görünümüyle S60'ın son derece dikkat çekici ve sportif bir dış görünümü bulunmakta. 

Özellikle R-Design donanımındaki aerodinamik paket ve bakır gibi iddialı bir renk seçtiğiniz takdirde yolda seyahat ederken yanından geçtiğiniz sürücü ve yayaların size attığı kimi zaman kıskanç, kimi zaman da takdir dolu bakışlara göğüs germeniz gerekeceği aşikar. 
  
İÇ:



Dış tasarımına ve gövde hatlarına tam puan verdiğimiz Volvo S60'ın kabinine geçtiğimizde, otomobilin dışındaki başarının iç kısımda da biraz azalarak da olsa sürüdüğünü görüyoruz. Öncelikle olumsuz gördüğüm yanlarından bahsedeyim isterseniz. Aracın 4.62'lik segmentine göre gayet yeterli uzunluğuna karşın arka koltuklarındaki diz ve ayak uzatma mesafeleri biraz sınırlı kalıyor. Bunda temel kusurlu aracın aerodinamik/sportif dış dizaynı (özellikle coupe formunda arkaya doğru uzandıkça alçalan tavanı) ve Volvo'ya özgü über-güvenli ve bir o kadar da cüsseli ön koltukların mevcudiyeti. Bir diğer olumsuzluk ise bagaj hacminin darlığı. Her ne kadar geniş açılan bagaj kapağı sayesinde kolay yüklenebilse de aerodinamik kaygılarla şekillendirilen gövde hatları bagaj kapasitesinin sınırlı bir seviyede kalmasına sebep oluyor.








Bu olumsuzlukları belirttikten sonra gelelim S60'ın bize keyif veren özelliklerine. Volvo'ya özgü 
sürücüyü çepeçevre saran kalevari kokpit çizgileri, çok miktarda düğmelerle bezeli olsa da kullanımı son derece kolay olan yine markaya özgü "yüzer" orta konsol, kocaman bir multimedia ekranı ve ortalarında bir çift bilgi ekranı muhafaza eden okunaklı yuvarlak sürüş göstergeleri ile hem göze, hem kalbe hem de mantığa hitabediyor S60.






Buna bir de çok kaliteli, yumuşacık deri döşemeyle kaplı elektrikli, hafızalı, ısıtmalı ve bir o kadar da cüsseli Volvo koltukları, çift bölgeli tam otomatik iklimlendirme istemi, ön ve arka koltuklarda seyahat edenler için ayrı ayrı kullanılabilecek multimedya donanımının mevcudiyeti de eklendiğinde ortaya oldukça konforlu ve lüks bir "iç dünya" konmuş oluyor.

SÜRÜŞ:

Güvenlik odaklı bir marka olarak yıllardır zihnimize kazınan Volvo'dan açıkçası bu klasmanda büyük bir mucize yaratmasını beklemiyorduk. Bu zamana kadar kullanmış olduğumuz Volvolar, genellikle sürücüyü yoldan alabildiğine izole eden, düzde ve virajda etkileyici bir yol dinamiği ortaya koymaktan uzak olan otomobillerdi.

Ancak S60 daha direksiyonuna kurulduğumuz anda bu önyargıyı yıkabilecek bir potansiyelde olduğunu bizlere gösterdi. Sürüş pozisyonunun olabildiğince alçak, direksiyonunun da yine olabildiğince küçük ve sportif tasarlandığı bu yeni nesil Volvo'nun motorunu çalıştırdığımızda aracın 4 silindirli ve düşük hacimli bir turbo motora sahip olmasına rağmen olabildiğince sessiz çalıştığını gözlemledik. 

Vites topuzu ve direksiyon arasındaki mesafenin bir karışta (ideal sportif otomobil ölçüsünde) tutulmasının de bize verdiği ilham ile gaz pedalına yüklendiğimizde, aracın ekonomi odaklı 112 HP Güç ve 270NM (Dip gazda overboost özelliğiyle 285NM'ye kadar çıkabilmekte) Tork ortaya koyan motorunun 1.6 tonluk kasa ağırlığıyla rahatlıkla başa çıktığını görüyoruz.

PSA Grubu ile Ford tarafından ortak olarak gelitirilen, gelişim sürecinde BMW'den de destek alınan bu başarılı dizel motorun, yine Ford raflarından alınan 6 ileri çift kavramalı Powershift şanzımanla uyumu aracın yüksek gövde ağırlığına rağmen aile kullanımına göre yeterli bir performans (0-100kms ivmelenme 12 saniye civarında, son hız da düz yolda 200kms seviyesinde) ortaya koyması S60'a bu alanda olumlu puan kazandırdı.

Aracı zorlasanız dahi şehir içinde 8-8.5 lt/100km civarında seyreden, ekonomik kullanımda ise 5.5-6 lt/100km seviyesini rahatlıkla yakalayabilen, şehirdışı ekonomik kullanımda ise 4 lt/100km gibi mucizevi rakamlara imza atabilen motoru tüketim kategorisinde de başarı hanesine yeni puanları kolaylıkla yazdırdı.

Bir otomobili rafine olarak tanımlayabilmemiz için elzem olan sürüş dinamikleri hususunda da Volvo bizi üzmedi. Gergin şasi ayarları ve orta sertlikte tercih edilmiş süspansiyonları, başarılı kabin izolasyonuyla birleştiğinde ortaya gerek konfor gerekse yol tutuş bakımından gayet rafine bir araç konmuş oluyor.


SONUÇ:

Ekonomik ve aile kullanımı için yeterli seviyedeki turbo dizel motoru, albenili iç ve dış tasarımı, artık bir Volvo klasiği haline gelen geniş aktif-pasif güvenlik donanımı, tatminkar düzeydeki standart ve opsiyonal konfor donanımı ve rafine sürüş dinamikleriyle olumlu puanları toplayan Volvo S60, arka koltuklar ve bagaj hacmindeki kısıtlı hacim sebepleriyle puan kaybetse de bunu (Premium) rakiplerine oranla düşük fiyat seviyesi ve geniş yükleme hacimli station modelinin (V60) mevcudiyetiyle aşıyor; netice itibariyle testimizi D-Premium Segmentin en başarılı otomobili payesini elde ederek tamamlıyor.


TEST KARNESİ:

Olumlu:
+Ekonomik dizel motor.
+Düşük motor hacmi sebebiyle ekonomik motorlu taşıt vergisi klasmanı.
+Şık dış ve iç tasarım.
+Üst düzeyde aktif ve pasif güvenlik donanımı.
+Yüksek standart ve opsiyonel konfor donanımı.
+Rafine sürüş özellikleri.
+Rakiplerine göre uygun satış fiyatı.

Olumsuz:
-Arka koltuklardaki diz/ayak mesafesi kısıtlı.
-Bagaj hacmi araç boyutlarına göre küçük.


Range Rover Evoque Sicilian Yellow Limited Edition

Range Rover'ın başarılı küçük SUV modeli Evoque yeni bir versiyona kavuşuyor. Sınırlı üretime sahip olacak bu otomobilde 2013 yılının ortalarına doğru diğer Evoque modellerinde de sunulacak olan bazı aksesuarlar bulunuyor.

Sarı renkli gövde ve siyaha boyanmış tavan ve yan aynalarla dikkat çeken aracın boya kombinasyonu terse de çevrilebiliyor. Üç ve beş kapılı gövde seçenekleriyle sunulacak olan sınırlı üretim donanıma Black Design Pack isimli tasarım paketi de dahil edilmiş.


Oldukça kapsamlı bir paket olan Black Design Pack'te koyulaştırılmış far ve sis farları, siyaha boyanmış tampon süslemeleri, siyah renkli 20 inç çaplı jantlar, koyu renkli stoplar, siyaha boyanmış Range Rover logoları ve egzoz çıkışları standart olarak sunuluyor.

İç mekanda da dışarıda görülebilen renk kombinasyonu dikkat çekiyor. Sportif yan desteklere sahip ön koltuklarla birlikte yaşam alanında siyah renkli deri döşeme kullanılırken ön konsol kaplaması ve dikiş ipliklerinde sarı renk tercih edilmiş.

Araçta sunulan 2 litre hacimli benzinli ve 2.2 litre hacimli turbo Diesel motorlarla birlikte alınabilecek olan donanımın başlangıç fiyatıysa İngiltere'de 44.000 Sterlin civarında olacak.

27 Ocak 2013 Pazar

MKB CLS63 AMG


Alman modifikasyon firması MKB, güçlendirdiği araçlar arasına Mercedes CLS63 AMG'yi de kattı. Tasarım anlamında bir yenilik sunmayan üreticinin sunduğu performans artışıysa dikkat çekici.

Üreticinin kullandığı yeni jantlar dışında görünümünde bir değişiklik olmayan otomobilin çift turbo beslemeye sahip 5.5 litre hacimli v8 motoru 700 beygir güç, 1.000 Nm tork üretebiliyor. 0'dan 100 km/s sürate 4.1 saniyede ulaşabilen aracın maksimum sürati 300 km/s'te sınırlanırken elektronik limitör kaldırıldığında bu seviye 340 km/s'in üzerine çıkıyor.

Rolls-Royce Ghost Firnas Motif Edition


İngiliz üretici Rolls-Royce'un işleri şu sıralar oldukça yoğun. Araçlarının büyük çoğunluğu kişiye özel üretim olsa da yeni versiyonlar sunma konusunda çekimser olmayan firma var olan aksesuarlarını da geliştirmekten geri kalmıyor.


Markanın Ghost modeline eklediği ve sadece beş örneği üretilecek olan Firnas Motif Edition, Abbas İbn Firnas'ın ilk uçuş denemesi anısına yaratılmış. Mavi beyaz gövde rengi haricinde yan şeridinde bulunan motiflerle de tanınabilen otomobilin iç mekanında siyah ve beyaz deri döşemeler ve koyu renkli ahşap kaplamalar dikkat çekiyor. Deri ve ahşap üzerine özel logolar da işlenmiş olan araçlarda sınırlı üretim plakaları da bulunuyor.


Rolls-Royce'un son zamanlarda tanıttığı tek yenilik bu özel model değil. Markanın sembolü olan Spirit of Ecstasy isimli küçük heykelciği üzerinde çalışan firma bu sembolü altın, gümüş ve ışıklandırılmış polikarbonattan üretilmiş şekilde sunmaya başladı.