30 Temmuz 2013 Salı

BMW i3


BMW'nin şehir trafiğine yönelik geliştirdiği küçük hatchback modeli i3'ün seri üretim versiyonları sonunda tanıtıldı. Birkaç yıldır fuardan fuara koşturan otomobilin konsept modellerine olan benzerliği dikkat çekici.

Elektrik motoruna sahip i markasının ilk temsilcisi olan i3'ün ana hatları konsept modelinkiyle aynı olsa da değişen detayları da yok değil. Fuarlarda büyük kısmı camdan üretilen kapılara sahip olan aracın seri üretim modellerinde büyük miktarda metal yüzey görülebiliyor. Kısa tutulan arka kapıları geriye doğru açılan aracın ön tamponunun üst köşelerine de sis farları eklenmiş.


Şekilleri değişen farlar hala LED teknolojisine sahipken 19 veya 20 inç çaplı olarak sunulan jantlar da küçülmemiş. Çift gövde rengiyle alınabilen otomobilin tavanına BMW'nin ünlü yüzgeç anteni eklenirken tamponda ek uyarı lambalarına yer verilmiş. LED stopları koruyan BMW yan aynaları daha alışıldık şekilde sunmaya başlamış.

Bolca dokunmatik yüzeye sahip bir iç mekana sahip olan konsept modelin aksine daha sıradan butonlarla donatılmış olan seri üretim modellerde iki kollu direksiyon simidi korunmuş. Vites kolu ve araç çalıştırma düğmesi direksiyon kolonuna alınırken havalandırma ve ses sistemi kumanda elemanları orta havalandırma ızgaralarının üzerine toplanmış.


Ortada sunulan büyük ekranın yanında gösterge paneli de dijital olan i3'ün orta konsolu koltukların arasına bağlanmıyor. Bu bölümde büyük bir boşluk sunan BMW bu sayede hem iç mekan ferahlığını ve hem de ön koltuklar arasında geçiş kolaylığını artırmış.

Motor olarak bir yenilik sunmayan seri üretim modellerde 170 beygir güç, 250 Nm tork üretebilen bir elektrik motoru görev yapıyor. Aracı 0'dan 100 km/s sürate 7.2 saniyede ulaştırabilen ünite 150 km maksimum sürate izin veriyor. Menzili 160 km olarak açıklanan i3 istenirse benzinli bir menzil uzatıcıyla toplam 300 km yol yapabiliyor.

Küçük hatchback modelinin fiyatını da açıklayan BMW Almanya pazarında i3'ü 34.950 Euro seviyesinden başlayan fiyatlarla pazarlayacak.

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Günün Haberi - BMW 5.20Li (long wheelbase) Türkiye'de



Geçtiğimiz hafta Borusan Oto'nun İstinye Plazasına yolumuz düştü. 2 ay kadar önce Ülkemize ithal edileceği duyurulan BMW 5 Serisinin uzun şaseli Li modeli ile İstinye'de karşılaşınca sizler için birkaç foto çekelim, adetimiz olduğu üzere biraz da bilgi kırıntısı aktaralım dedik. 

Buyurunuz:



BMW 5.20Li, BMW'nin uzakdoğu pazarı için hazırladığı uzatılmış şaseli ve 2.0 litre twin scroll turbo motorlu limuzin tipi 5 serisi anlamına gelmekte. 


Öncelikle standart 5 Serisi Saloon ile boyut karşılaştırması yapalım isterseniz:

                                5.20Li                                           5.20i
Boyu:                    5039 mm                                       4899 mm
Dingil aralığı:       3108 mm                                       2968 mm
Eni:                       2094 mm                                       2094 mm
Yüksekliği:           1492 mm                                       1464mm



Verilerden de anlaşılacağı üzere Li, Saloon'dan 140 mm uzun ve bu uzunluğun tamamı dingil aralığını artırmak, başka bir deyişle otomobilin iç hacmini genişletmek için kullanılmış.

Her iki modelin eni aynıyken yükseklikte Li yine küçük kardeşine 28mm'lik küçük bir üstünlük sağlamış.




1.87 metrlik boyum ve 140 kg'lik ağırlığımla küçük bir dev ebadına sahip olduğum hepinizin malumu oldu artık. Bu "narin" vücut hatlarımla yalnızca S Segmenti limuzin tipi araçlara ve full size SUV modellere sığabilmekte ve kendimi rahat hissetmekteyim. 

Tasarımını çok beğendiğim güncel (F10 kasa) BMW 5 Serisinin arka koltuğunun darlık sorunun Li modelinin üretilmesiyle tamamen çözüldüğüne bizzat tanıklık etmek de beni haliyle beni ziyadesiyle mutlu etti. 



Fotolarını izlemekte olduğunuz araçta bulunan multimedia paketi, konfor koltuklar ve 4 zone'lu iklimlendirme sistemi başta olmak üzere yüklü donanımın mevcudiyeti de rahatlık hissinizi doruklara çıkartıyor inanın.


Makam koltuğu olarak da bilinen arka sağ koltukta oturan yolcu (makam sahibi) için ön yolcu (koruma) koltuğunu ayarlayabilme özelliğinin de sunuluyor olması aracın hedeflediği alıcı kitlesi hakkında bizlere gerekli açıklamayı yapıyor adeta.

Netice itibariyle 240.000 TL'lik liste fiyatıyla satılan ve yazımıza fotolarıyla renk veren donanımlı modelinin 310.000 TL'lik etiket fiyatı bulunan 5.20 Li modelini bendeniz beğendim ve içinde bulunduğumuz hassas ekonomik koşulları da göz önünde bulundurarak gayet de mantıklı buldum.
Hemen hemen kendisiyle aynı boyutlarda olan kısa şasili BMW 7 Serisinin yarı fiyatına satılmakta olduğunu tespit eden mantık sahibi patronların bu araca sahip olmak için büyük ilgi göstereceklerini düşünmekteyim.

Son olarak, "daha ne olsun" diyecek olursanız...arka koltuk ortasında minibar ve panoramik sunroof ilk aklıma gelenler ;)

Keyifli sürüşler dilerim...

Günün Lezzeti - Mini John Cooper Works GP


Yılın önemli bir kısmını geçirdiğimiz mega şehir İstanbul'daki en iddialı Borusan Otomotiv Showroom'u herhalde İstinye'deki Borusan Oto İstinye'dir. Geniş alanında BMW, Land Rover ve Mini için hertürlü satış ve servis hizmetinin verildiği bu tesisi eğer şimdiye kadar ziyaret etme fırsatınız olmadıysa mutlaka uğramanızı öneririm.

Gelelim İstinye'deki güzel showroom'da rast geldiğimiz, bugünkü Günün Lezzeti köşesi konuğumuz Mini John Cooper Works GP'ye. 


Üretimi miktarı 2000 adetle sınırlandırılmış bir özel model olduğunu belirtelim ilk evvela GP'nin. Dışarıdan metalik Thunder Grey rengi, kırmızı detayları, GP yazıları ve gövde kitiyle çok rahatlıkla "fani" Mini modellerinden ayırt edebiliyorsunuz GP'yi.


İçerideyse Recaro üretimi yarış koltukları, deri-alcantara karışımı kırmızı dikişli döşemeleri ve kırmızı kafalı ele "cuk" diye oturan manuel vites topuzu ile sizi safkan bir spor otomobil karşılıyor. Unutmadan söyleyelim, eğer 2 kişiden fazla bir nüfusla bu araca binmeyi düşünürseniz hemen başka bir modele rotanızı  çevirin. Çünkü Mini JCW GP'nin yalnızca 2 adet koltuğu bulunmakta: Aracı olabildiğince hafifletmek ve arka amortisör kuleleri arasında yer alan kule gergisini (strut-bar) yerleştirebilmek için arka koltuklar feda edilmiş zahir.



Biraz da verilere gelelim isterseniz.

Motor: 1.6 litre Twinscroll Turboşarjlı
Güç: 218 HP
Tork: 260 NM
0-100kms İvmelenme: 6.3 saniye.
Azami Hız: 242 kms



Bu iddialı verilere bir de Mini John Cooper Works GP modelinin Dünyanın en tehlikeli ve bir o kadar saygıdeğer yarış pisti olan Nürburgring Nordschleife'da 8 dakika 23 saniyelik (kendi segmentinde) rekor bir rakama imza atmış bulunmasını da eklersek bu araca neden "Ateşli Bücür" dendiğini de anlamış oluruz.

Keyifli bir gün geçirmeniz dileğiyle...

GHG  

28 Temmuz 2013 Pazar

Günün Lezzeti - 57' Porsche 356 Speedster (Replica)

Kıdemli takipçilerimizin bildiği üzere yılın önemli bir kısmını İstanbul'un güzide sahil ilçesi Tuzla'daki tatil evimizde geçirmekteyiz. Tuzla'daki evimize çok yakın bir konumda yer alan Pendik MarinTurk yat limanı, fırsat buldukça uğradığımız bir mekandır. 

Şık tekneleri, kaliteli restoran ve dükkanları ile tam da hayat gustomuza hitabeden MarinTurk'ün otoparkında geçen gün arabamızı parkettikten sonra bir de ne görelim fevkalade kondisyonda bir Porsche 356 Speedster arz-ı endam etmekte. 

Aracın yanına yaklaştığımızda bunun çok kaliteli bir üretim (büyük olasılıkla PGO menşeili) bir Replica (aslının aynısı) olduğunu idrak ettik. 

Buyrunuz içinde James Dean gibi "Hızlı Yaşa Genç Öl" sözünün ortaya çıkmasına vesile olan bir ünlünün vefat ettiği 1957 model Porsche 356 Speedster (Not: Dean'inki 550 modeliydi ama o da 356 ailesindendi sonuçta) hakkında bizzat çektiğim fotolar eşliğinde bir kaç bilgi kırıntısı.


Porsche firmasının seri olarak ürettiği ilk otomobil olan 356, 1948-65 yılları arasında toplam 70.000 adet kadar satıldı.


"Arkadan motor, arkadan itiş" felsefesiyle Ferdinand "Ferry" Porsche tarafından tasarlanan ve üretilen 356, başta hava soğutmalı boxer motoru olmak üzere pek çok üretim teknolojisini kuzeni (bir diğer Porsche Projesi olan) VW Kaplumbağa/Kaefer/Beetle'dan almaktaydı. 


356, monokok (tek parça halinde üretilen) kaporta yapısı sebebiyle restorasyonu/pas izolasyonu çok da kolay olmayan bir otomobil olarak görülmektedir klasik otomobil çevrelerinde. Her ne kadar ilk 2 üretim yılında gövdenin tamamen aluminyumdan üretilmesi sebebiyle pas oluşumu imkansız olsa da sonraki yıllarda çelik kullanılması sebebiyle pas restorasyonu oldukça zor klasik otomobil olarak adlandırılmaktadır bu efsane Porsche modeli.   



Bugünkü lezzet konuğumuz olan 1957 model Speedster, sadece 140 adet olarak üretilmiş olması, içinde James Dean gibi bir efsanenin vefat etmiş olması, hafif gövdesi (Yaklaşık 800kg) ve zamanına göre çok kuvvetli motoru (130HP) ile adeta yürüyen bir abide mertebesinde.  

Orjinalinin koleksiyon değeri 500.000 USD seviyesinde, burada gördüğünüz Replica içinse 100.000 USD talep edilmekte.

27 Temmuz 2013 Cumartesi

MINI John Cooper Works Countryman


BMW'nin alt markalarından olan MINI, 2001 yılında yeni nesil yüzünü gösterdiğinde Avrupa pazarında retro tasarım anlayışının yükselişini de başlatmış oldu. Firmanın temkinli bir şekilde ilerlediği bu dönemin ardından ikinci nesil modeller ve bu araçların çeşitlemeleri de sırayla bizlerle tanışmaya başladı.

Daha önce testini yaptığım Coupé ile birlikte üzeri açılan versiyonu Roadster, daha çok sportif tat almayı isteyen müşterileri hedeflerken Clubman ve Countryman gibi araçlar da aileleri hedef almaya başladı. Paceman ile büyümeyi sürdüren MINI gamının en büyük ve kasası için konuşursak en güçlü modelini sizler için test ettim.


Dış Mekan


MINI markasının yeni nesil modellerde en çok dikkat çeken özelliği geçmişe göndermeler yapan tasarımı. Üç kapılı MINI modellerini andıran detaylarla bu özelliğini koruyabilen Countryman bir de John Cooper Works logosuna sahip olunca dikkatleri üzerine çekmesi uzun sürmüyor.

4.133 mm boya, 1.789 mm genişliğe ve 1.549 mm yüksekliğe sahip olan aracın gövde ölçülerinde diğer Countryman modellerine göre farklılıklar olsa da 2.595 mm'lik aks mesafesinde değişiklik yok.

Üç kapılı kardeşinin hormonlu bir versiyonuna benzeyen aracın dört bir yanında yer alan John Cooper Works logoları sportif köklerini ele veriyor. Cooper S modellerinde de kullanılan ek hava girişlerine sahip ön tamponunun altına plastik splitter ekleyen MINI kaputun üstünde bir bombeye yer vermiş.

Siyah gövdeyle kontrast oluşturan kırmızı renkli tavan ve yan aynalara kapılar, kaput ve bagaj kapağında yer alan kırmızı şeritler eşlik ediyor. 18 inç çaplı jantların da bir kısmını siyaha boyayan MINI yan etekleri de kalınlaştırmış. Krom paketine sahip olan test aracında camların alt kısımları, far, stop ve ön panjur çerçeveleri kromajlı.

Arkadan bakıldığında da dinamik bir görünüm sunan otomobilde oldukça kalın çıkışlara sahip egzoz sistemi, difüzör ve spoiler gibi detaylar bulunuyor. Konu detaylardan açılmışken JCW logolu fren kaliperlerinin de kırmızıya boyandığını belirteyim.


İç Mekan


MINI Countryman modellerinin iç mekan görünümü kardeşlerininkinden çok farklı değil. Metal görünümlü kapı kolları ve cam açma düğmelerine sahip olan kapılarda ince uzun gözler bulunuyor. Üç kollu direksiyon simidinde John Cooper Works logosu ile hız sabitleme ve ses sistemlerinin kumanda düğmeleri bulunurken vites değiştirme kulakçıkları da bu bölgede yer alıyor.

Yuvarlak hava ızgaraları metal görünümlü çerçeveye sahip olan otomobilin devir göstergesi direksiyon simidinin arkasında bulunurken hız göstergesi orta konsolun üzerinde yer bulmuş. Büyük çaplı göstergenin içerisinde bilgisayar, ses sistemi ve araç bilgilerini gösteren renkli ekran görülebilirken devir saatinin içerisinde bulunan küçük dijital ekranlardan sürat ve yol bilgisayarı verilerinden bazıları takip edilebiliyor.

Orta konsolda yer alan ses sistemi kumandalarının Harman/Kardon tarafından sağlanan hoparlörlere bağlı olduğunu hatırladıktan sonra daha aşağıda MINI logosu şeklinde dizilime sahip havalandırma sistemi kumandalarını görebiliyoruz. Daha aşağıda, DSC, merkezi kilit, sis farları ve aracın spor modunu kumanda eden düğmeler bulunurken kapaksız gözler ve iki bardaklık biraz daha altta kullanıma sunulmuş.

Vites kolunun hemen arkasına eklenen araç bilgisayarı kumanda düğmeleri ve ilginç tasarımlı el freni kolunun altında USB ve Aux girişleri dikkat çekerken raylar üzerinde kaydırılabilir MINI logolu küçük göz şık bir ayrıntı. Oval görünümlü ön kol dayanağı yükseklik ayarlı olan araç bu bölümde kapalı bir göz de sunuyor.

Ambiyans ışıklandırmasının rengini değiştirmeye de olanak veren MINI'nin arka koltuklar için 13 cm ileri-geri kaydırılma olanağı sunmasıysa değişkenliği olumlu etkilemiş. Daha önce BMW X1'de karşıma çıkan 40:20:40 oranlı katlanabilen ve açıları değiştirilebilen koltuk sırtlıkları 350 litre hacimli bagajın koltuklar yatırılmadan 450 litreye büyüyebilmesini sağlıyor.


Konfor


Şehirler arası yolculuk yapacağım bu aracı almadan aklımda soru işaretleri vardı. Daha önce Cooper S donanımlı Coupé'nin sportif sertliğini gördükten sonra daha da dinamik bir donanım olan John Cooper Works ile böbrek taşları düşürmeyi bekliyordum fakat gerçekler çok farklıydı.

Süspansiyonu ortanın bir parça üzerinde sertliğe sahip olan araç sportiflikle konfor arasındaki dengeyi başarılı bir şekilde yakalamış. 6 ileri vitesli tam otomatik şanzımanının geçişleri neredeyse hiç hissedilmeyen JCW Countryman sunduğu cruise control sayesinde uzun yol konforunu daha da artırmış.

Yan destekleri başarılı olan koltuklarda bel destek ayarının olmadığını görmemle yine karamsarlığa kapılmış olsam da yaptığım 2.000 km sonrasında belimde en ufak sorun olmaması sırtlıkların başarısını gösteriyor.

Ambiyans ışıklandırmasının farklı renklerde seçilebilmesi hoş bir dokunuş olarak gösterilebilirken başarılı ses sisteminin direksiyon üzerinden kumanda edilebilmesi de kolaylık sağlıyor.

Konu konfordan açılmışken arka koltuklara değinmeden de geçmek istemem. Yükseklik ayarı dışında neredeyse ön koltuklar kadar değişkenlik sunan arka koltuklarda oturanlar çift parçalı sunroof sayesinde daha da ferah bir yolculuk geçirebiliyor. Bu arada sunroof aralık pozisyondayken hem ön hem de arka parçanın yukarıya doğru açı almasının güzel bir özellik olduğunu belirteyim.

Yol gürültüsünü iç mekana aşırı şekilde iletmeyen otomobilde daha çok hoş bir egzoz sesi duyuluyor. Dik A sütunlarına sahip bir araç için rüzgar gürültüsü de kabul edilebilir seviyede olan bu MINI'nin renk seçiminde dikkatli olunmasında yarar var. Geniş cam yüzeyleri, siyah renkli iç ve dış mekanla birleştiğinde yaşam alanı çabuk ısınan otomobilin kliması, sıcak bölgelerde sürekli en yüksek performans verdiği ayarlarda çalışmaya zorlanıyor.


Sürüş


Konfor seviyesini bu kadar övdüğüm John Cooper Works donanımının sportiflikten kayıplar verdiği sanılmasın. Çok dengeli ayarlanmış süspansiyon sistemi ile 225/45-18 ölçülerine sahip lastik ve jantların birleşimi zaten hoş bir birliktelik olarak görülürken bir de dört tekerlekten çekiş sisteminin standart olarak sunulması aracın ani şerit değişim performansını etkileyici seviyelere taşıyor. Çok zorlandığında önden kayma eğilimi gösteren JCW Countryman ESP kapatma ve Sport düğmesini de donanımında sunsa da bu ikilinin kullanımı pist şartları dışında çok da gerekli değil.

Sport modu ile daha da yüksek devirlerde vites değiştiren aracın direksiyon hareketlerine verdiği tepkiler de beğenimi kazandı. Metal pedal seti ve yere sabitlenen gaz pedalı gibi sportif dokunuşlara da sahip olan otomobilin otomatik şanzımanı vites kolundan veya direksiyon simidi üzerinden kontrol edilebiliyor.

Etkileyici bir egzoz sesine sahip olan JCW Countryman çoğu aracın aksine direksiyon simidi üzerinde bulunan her iki kulakçıkta da vites küçültme ve büyütme özelliği sunuyor. Kulakçıklara bastığınızda vites küçülürken çektiğinizde vites büyüyor.

Turbo beslemeye sahip 1.6 litre hacimli motoru 218 beygir güç ve overboost ile birlikte 300 Nm tork üretebilen 1.505 kg ağırlığa sahip John Cooper Works Countryman 6 ileri vitesli otomatik şanzımanıyla 0'dan 100 km/s sürate 7 saniyede ulaşabilirken maksimum sürati 223 km/s olarak açıklanıyor.

Klima sürekli açık konumda uzun yolda inanılmaz sabırlı olabilirseniz ortalama yakıt tüketim değerini 7.5 litre/100 km civarına çekebileceğiniz aracı sürekli bu şekilde kullanmayı düşünüyorsanız size Cooper veya Cooper D Countryman modellerini öneririm. Gaz pedalı üzerine gelen en ufak ek basınca vites küçülterek cevap veren otomobili performanslı kullandığınızda tüketim ortalaması rahatlıkla 12 litre/100 km'nin üzerine çıkıyor. 2.000 km sonunda elde ettiğim 9.9 litre/100 km ortalamasıysa çoğu sürücünün ulaşabileceği bir değer.


Fiyat/Performans


Standart donanımla fiyatı 43.000 Euro civarında olan MINI John Cooper Works Countryman'da DSC, DTC, sportif ayarlı süspansiyon sistemi, far yıkama sistemi, 18 inç çaplı jantlar, ısıtmalı ve elektrikli dış aynalar, JCW aerodinamik paketi, elektrokrom iç ayna, piyano siyahı iç mekan kaplamaları, sportif sürüş modu, sis farları, otomatik klima, yağmur sensörü ve iç mekan aydınlatma paketi standart donanımda sunuluyor.

Test aracında bulunan opsiyonlar ve fiyatlarıysa şöyle: Metalik siyah gövde rengi 403 Euro (+vergiler), vites değiştirme düğmelerine sahip sportif direksiyon simidi 67 Euro (+vergiler), 6 ileri vitesli otomatik şanzıman, yolcu koltuğu yükseklik ayarı, ön kol dayanağı ve arka park sensörü paket halinde 1.500 Euro (+vergiler), Bi-xenon farlar, elektrikli katlanan aynalar ve elektrikli panoramik cam tavan paket halinde 1.350 Euro (+vergiler), ek eşya saklama alanları 92 Euro (+vergiler), kırmızı renkli gövde grafikleri 252 Euro (+vergiler), Harman/Kardon hoparlörler 714 Euro (+vergiler), beyaz renkli sinyaller 50 Euro (+vergiler).


Sonuç


MINI markası beni şaşırtmaya devam ediyor. Cooper S Coupé'nin sert sportifliğinin tadını aldıktan sonra karşıma çıkan John Cooper Works Countryman beklenen sportifliği sunmakta zorlanmazken görselliğe çok önem veren bu tip bir araçtan beklenmeyecek konfor ve değişkenliği de yolcularına hediye ediyor.

Hem fiyatı hem de yakıt tüketimi yüksek bir otomobil olsa da güçlü motorunun keyfine varırken verilen farka değdiğini hissedebiliyorsunuz. Zaten istediğiniz yüksek performans değilse MINI aynı aracın daha düşük fiyatlı seçeneklerini de sunuyor.


Fotoğraflar


Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

26 Temmuz 2013 Cuma

Lumma CLR X5 RS


Tanıtımı geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan yeni nesil BMW X5 ailesi için hazırlanan modifikasyon kitleri yavaş yavaş piyasaya çıkıyor. Dikkat çeken gövde kitleriyle ünlenen Lumma Design bir kere daha bakışları üzerinde toplayacak gibi.

Aracın neredeyse her noktasını farklılaştıran modifikasyon firması büyük hava girişlerine sahip yeni tamponun altına LED aydınlatmalar eklerken ön panjuru da siyaha boyamış. Kaput üzerinde hava çıkışları açılırken çamurluk ve yan etekler genişletilmiş.


23 inç çaplı jantlarla donatılan CLR X5 RS'in egzoz sistemi de yenilenerek dörtlü çıkışla donatılmış. Koyulaştırılmış stoplara kaşlar da ekleyen Lumma arka camın üst ve altına birer spoiler eklemiş.

İç mekan için de bilindik değişiklikler sunan firma yaşam alanının her köşesini farklı renklerde deri veya Alcantara ile kaplayabiliyor. Metal pedal setini de donanımlar arasına katan Lumma değişik renk ve malzemelerde kaplamalar da tasarlamış.

Abt AS6-R


Sportif Audi modelleri güçlenmeye devam ediyor. S6 için hazırlanan modifikasyon kitini tanıtan Abt aracın görünümünde, geçtiğimiz yıl tanıttığı AS6'da gördüğümüz bazı parçaları kullansa da kaput altında RS6'ya rakip olabilecek bir güç elde etmiş.

Ön çamurluklar arkasına eklenen hava çıkışları ve 21 inç çaplı jantların haricinde yan ayna muhafazaları, ön hava girişi çerçeveleri, yan etekler ve arka spoiler gibi parçalarda kullanılan karbon fiber dikkat çıkıyor.


Süspansiyon ve egzoz sistemleri modifiye edilen otomobilin çift turbo beslemeye sahip 4 litre hacimli v8 motoru üzerinde yapılan çalışmalar sonrasında 600 beygir güç, 700 Nm tork elde edilmiş. 0'dan 100 km/s sürate 3.9 saniyede ulaşabilen AS6-R'ın 200 km/s'i görmesi 13.9 saniye sürerken maksimum sürati 310 km/s'te sınırlandırılmış.

Leib 1 Serisi M Coupé


Üretimi durdurulan BMW modellerinden olan 1 Serisi M Coupé'nin modifikasyon işlemleriyse son sürat devam ediyor. Konvoya katılan en yeni kit Leib Engineering'den geliyor.

Görünümünde büyük farklılıklar bulunmayan otomobilin gövdesi folyo ile kaplanırken jant çapları 20 inçe yükselmiş. Bagaj kapağı üzerinde yer alan spoiler ve arka tampon altındaki difüzör karbon fiberden üretilen aracın süspansiyon ve egzoz sistemleri de yenilenmiş.

İki adet turbo beslemeye sahip 3 litre hacimli motoru üzerinde de çalışılan aracın gücü 500 beygir üzerine çıkarken tork değeri 600 Nm'yi bulmuş.

25 Temmuz 2013 Perşembe

MINI Vision


Geleceğin MINI modeli tanıtıldı. Design@Home organizasyonu sırasında sergilenen araç 2014 yılında yollarda olacak Cooper'ın ana hatlarına sahip.

2001 yılından bu yana ana hatları çok değişmeyen otomobilin yakın zamanda büyük bir başkalaşım geçirmesi muhtemel görünmüyor. Biraz daha sivrilen burun kısmıyla makyaj öncesi Nissan Micra modellerini anımsatan aracın A sütunu altında bulunan sinyalleri, gövdeyi çevreleyen plastik koruması ve dik sayılabilecek C sütunu günümüz MINI modellerinde de görülebiliyor.


Kapı kolları gizlenen konseptin farları gibi stopları da LED teknolojisi kullanıyor. Güncel modellerde olduğundan daha geniş bir yapıya sahip stopların üst kısmına kaş benzeri formlar eklenirken merkezi konuma sahip çift egzoz çıkışı ve spoiler güncel modellerde de bulunuyor.

İç mekan yerleşimi de tanıdık olan Vision konseptinde fütüristik dokunuşlar bulmak da mümkün. Tamamı dijital ve/veya dokunmatik olan göstergeler, klma kumandaları ve kapı kolları mavi renkle aydınlatılırken tabanda da LED kullanılması ilginç bir görünüm sağlamış. Koltuklarının kalça kısmı file şeklinde tasarlanan otomobilin kapı içlerinde de Union Jack dikkat çekiyor.

BRABUS S Serisi


Tanıtımı yeni yapılan yeni nesil Mercedes S Serisi için hazırlanan modifikasyon kitleri şimdiden piyasada. Sürpriz olmayan bir şekilde ilk olarak BRABUS tarafından tanıtılan kitler görsel farklılık yaratan parçaları da kapsıyor.

Geniş hava girişlerine sahip sportif görünümlü ön tamponu altına splitter eklenen otomobilin yan etekleri yenilenirken ön çamurlukları arkasına hava çıkışları eklenmiş. Bagaj kapağı üzerine ince bir spoiler eklenen aracın arka tamponunun alt kısmı da farklı bir tasarıma sahip.

Yenilenen egzoz sistemi dört çıkışlı olan otomobilin süspansiyon sistemi 15 mm alçaltılmış. Daha güçlü fren sistemini de isteğe bağlı olarak sunan BRABUS şık görünümlü jantların boyutlarını 19, 20 ve 21 inç olarak açıkladı.


S500 için sunulan modifikasyon kitiyle çift turbo beslemeye sahip, 4.7 litre hacimli motorun gücü 520 beygire, torkuysa 820 Nm'ye ulaşmış. 0'dan 100 km/s sürate 4.2 saniyede ulaşabilen aracın maksimum sürati 300 km/s.

Tanıtımı üzerinden bir hafta geçen S63 AMG için hazırlanan paketle çift turbo beslemeli 5.5 litre hacimli v8 motorun gücü 650 beygire, torkuysa 1.000 Nm'ye ulaşıyor. Bu performans yeterli bulunmuyorsa aynı motor 730 beygir güç, 1.065 Nm tork üretebilecek hale getirilebiliyor. Bu haliyle aracın maksimum sürati 325 km/s'e ulaşıyor.

VÄTH CLS Shooting Brake V63


VÄTH  tarafından modifiye edilen Mercedes modelleri arasına bir yenisi katıldı. Alman firma, üreticinin CLS 63 AMG Shooting Brake modeli üzerinde yaptığı çalışma sonrasında görünümde çok şey değiştirmemiş olsa da güç artışı etkileyici.

Yeni ön panjur ve 20 inç çaplı jantların yanında splitter, difüzör ve spoiler gibi bazı parçaları karbon fiberden üreten VÄTH iç mekanda da bu malzemeden kaplamalar sunuyor. Yeni bir direksiyon simidine sahip olan otomobilin gösterge paneli de yenilenmiş.


Aracın süspansiyon sistemini önde 20, arkada 40 mm alçaltan firma yeni fren sisteminde 405 mm çaplı diskler ve 6 pistonlu kaliperlere yer vermiş.

Çift turbo beslemeye sahip 5.5 litre hacimli v8 motor üzerinde de çalışmalar yapan modifikasyon firması üniteden 846 beygir güç, 1.180 Nm tork alabilmiş. Bu verilerle aracın maksimum sürati 350 km/s'e ulaşmış.

Sponsorlu içerik - Life Test ile Chevrolet Captiva’ya farklı bir bakış


Otomobillerle ilgili olup online akımları da takip ediyorsanız son zamanlarda Youtube’da Chevrolet Captiva ile ilgili reklamlarla karşılaşma olma ihtimaliniz var.

2006 yılında piyasaya çıkan Captiva 2011 yılında geniş bir makyaj operasyonu geçirmişti. Bu değişimin ardından Amerikan pazarında satılan otomobillerde sıklıkla gördüğümüz şekilde her yıl ufak tefek yeniliklerle karşımıza çıkan araç şimdi de Life Test isimli farklı bir tanıtım kampanyasıyla potansiyel müşterilerine sesleniyor.

Woki Toki, Secretos de Chicas, DigitalRev TV ve Doktor Allwissend gibi YouTube’un, toplam takipçi sayısı bir milyonu bulan “ünlüleri” ile ortaklaşa yürütülen kampanyada tema, aracın daha önce hiçbir otomobilin test edilmediği gibi denenmesi olmuş.


Ortaya çıkan videolarsa oldukça ilginç. İlk tanıtım filminde iç mekan genişliği üzerinde durulan Captiva’nın ikinci ve üçüncü koltuk sıraları yatırılarak bu bölüme mini ping pong  masası yerleştirilmiş. 7 kişilik oturma kapasitesi veya cam altına kadar 942 litre bagaj hacmi sunan aracın arka kısmında ping pong turnuvası düzenlenecek kadar yer bulunmuş.

İkinci videoda kullanım ve kontrol kolaylığı üzerinde durulan Captiva bir köpekle frisbee kovalama yarışına giriyor. Tavanına bir sepet sabitlenen SUV bu şekilde atılan frisbee’yi yakalayabiliyor.


Üçüncü filminde belki de günümüz şartlarına en uygun test koşullarında gördüğümüz Captiva dar şehir sokaklarında dolaşıyor. Yolculuğu sırasında İspanyol You Tube kullanıcısı Patricia Jordan Palacios’u şehrin bir köşesinden diğerine yetiştiren aracın iç mekanında sunulan birçok saklama gözü test pilotunu oldukça etkilemiş. Videolarında takipçilerine güzellik sıraları veren Palacios’un araç hareket halindeyken yaptığı makyaj görülmeye değer.

Son videoda ilginç bir spor dalına daha el atan Captiva çamurda snowboard ile kaymaya çalışan sporculara yardımcı oluyor. Çekimler sırasında Kai Man Wong’un yatak odası olarak da kullandığı aracın dar alanlarda kolaylıkla park edilebildiği de belirtilmiş.

Bu advertoryal Chevrolet sponsorluğunda yazılmıştır.

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Citroën C-Elysée WTCC


WTCC'de yarışacağını geçtiğimiz yıl açıklayan Fransız üretici Citroën bu yıl düzenlenecek olan Frankfurt otomobil fuarında sergileyeceği yarış aracının ilk teknik verileriyle birlikte çizimlerini paylaştı.

C-Elysée modelinin üzerine geliştirilen otomobilde genişletilmiş gövde, daha sportif görünümlü tamponlar, büyük boyutlu splitter, difüzör ve spoiler gibi parçalar dikkat çekerken jant çapları da 18 inçe yükselmiş.

Gövdesi üzerinde bolca kullanılan karbon fiber aracın ağırlığını 1.100 kg'a indirmeye yardımcı olurken kaput altında görev yapan 1.6 litre hacimli motor da pistlere uygun hale getirilmiş. Turbo beslemeye sahip olan ünite 380 beygir güç, 400 Nm tork üretebiliyor.

Alpha-N M3


Etkileyici BMW modifikasyonlarıyla dikkat çeken firmalardan olan Alpha-N, geçtiğimiz yıl tanıttığı BMW M3 modelini yeteri kadar sportif bulmayan potansiyel müşteriler için yeni bir aracın müjdesini verdi.

Karbon fiber gövde kitiyle çamurluklar ve yan etekleri genişletilen aracın ön ve arka tamponları daha yuvarlak hatlı bir tasarıma kavuşmuş. Kaputun üst kısmına bir bombe ekleyen Alpha-N bagaj kapağını da yeniden tasarlayarak bu bölüme daha büyük bir spoiler kazandırmış.


Alt kısmına büyük bir difüzör eklenen arka tamponun ortasına alınan egzoz çıkışlarının çapları büyürken sayıları ikiye indirilmiş. Genişleyen jantların çaplarıysa 19 inç.

İç mekanında bolca Alcantara döşeme kullanılan otomobilin kaputu altında görev yapan 4 litre hacimli v8 motorun gücü 490 beygire, torkuysa 470 Nm'ye yükseltilmiş. Bu güç artışının ardından maksimum sürat 315 km/s'e ulaşmış.