31 Ocak 2014 Cuma

Amörtisör Nedir ? Amörtisör Arıza ve Teşhisi Nasıl olur ?

amörtisör

AMÖRTİSÖR

Öncelikle amörtisör bilinenin aksine araçları yolun bozukluklarına göre esnetip konfor sağlayan parça değildir. Bu görevi üstlenen parça yaylardır. Aracın tüm ağırlığı bu yaylar üzerindedir. Amörtisörlerin görevi ise yayların salınımını azaltmaktır. Böylece aracınız bir tümsekten veya çukurdan geçtikten sonra defalarca yaylanarak lastiklerin yol tutuşunun azalması ve direksiyon hakimiyetinin kaybolması engellenmiş olur. Tekerlekleri yerde tutar, aracın kasasını dengeler, konforu sağlar. Kısaca amörtisörler sayesinde güvenli ve oturaklı bir sürüş sağlanmış olur.

  Amörtisörünüz arızalandığı zaman ;

1. Aracınızın yol
tutuşu zayıflar ; Amörtisörünüz patladığı zaman görevini yerine getiremez yani varlığı yokluğu hemen hemen farksızlasır bu da yolda savrulmalara veya eskisine göre daha da yol tutuşunda bozukluğa sebep olur.

2. Aracınız sertleşir ; Aracınız yoldaki tüm bozukluklara göre
 ilermeye başlar. Yani traktör gibi çok sert bi şekilde yoldaki tümseklerde felan sekerek gitmeye başlar. Bu durumda amörtisörünüzün biri veya bir kaçı kilitlenmiştir ve kasayı süspansiyon üzerinde sürekli sabit tutuyor demektir.

3. Aracınızdan tümseklerden geçerken ses gelir ; Yoldaki bozuluklardan geçerken lıkırtı veya daha büyük bi şekilde ses geliyorsa bu amörtisörünüzün bozuk olmasından kaynaklanıyor olabilir. Amörtisörün içindeki milin veya yağ basıncını tutan sibobun aşınması veya arızalanması sonucu amörtisör milinde boşluk oluşur ve bir çukura düştüğünüzde bu boşluk ses yapmasına neden olur,

4. Aracınız Yaylanıyorsa ; Sürekli veya en ufak bi tümsekten geçince bi süre kendi kendine yaylanıyorsa aracınız, amörtisörünüz bozulmuş demektir.

        Yukarıda bahsettiğim durumlarda amörtisörlerin değişmesi gereklidir. Amörtisörün tamiri olmaz, olur diyene de aldırmayın ve inanmayın. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum ki örneğin sadece sağ ön amörtisörünüz bozuksa, sağ ile beraber sol amörtisörün de değişmesi gerekir. Önden biri bozulduysa ön iki amörtisör, arkalardan biri bozulduysa arka amörtisörlerin çifti de değiştimek gerekir.
 Sorularınız olursa yorum kısmından yazabilirsiniz saygılar...

 El freniniz az tutyor veya hiç tutmuyorsa, hakkında bilgi almak için tıklayınız..

Debriyaj balatası, Debriyaj sistemi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.. 

Fren balataları ve markaları hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.. 

Araştırmalara göre en az arıza yapan araçların listesini görmek için tıklayınız.. 

Arka cam rezistansı hakkında bilgi ve Bozulursa Nasıl yapılacağı konusunda detaylı anlatım için tıklayınız..

Trafik kayıtlarına göre otomobil sayısı 17.8 milyonu geçti.


TÜİK verilerine göre 2013 yılı sonu itibariyle trafikte kayıtlı olan 17.8 milyonun üzerinde otomobil olduğu açıklandı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2013 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı araç sayısı 17 milyon 879 bin 453 oldu.Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı söz konusu dönemde, geçen yılın ekim ayına göre yüzde 27,4 arttı.

TÜİK, 2013'ün Kasım ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı.
Buna göre, geçen yılın kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam 17 milyon 879 bin 453 taşıtın yüzde 51,6'sını otomobil, yüzde 16,4'ünü kamyonet, yüzde 15,2'sini motosiklet, yüzde 8,7'sini traktör, yüzde 4,2'sini kamyon, yüzde 2,3'ünü minibüs, yüzde 1,3'ünü otobüs, yüzde 0,2'sini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

2013 yılı Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan toplam 95 bin 65 taşıt içinde otomobiller yüzde 63,7 ile ilk sırada yer aldı. Bunu, sırasıyla yüzde 12,1 ile kamyonet, yüzde 12 ile motosiklet, yüzde 6,2 ile traktör takip etti. Taşıtların yüzde 6'sını ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Söz konusu ayda trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın ekim ayına göre yüzde 27,4 arttı. Bu artış otomobilde yüzde 35,2, minibüste yüzde 19,8, otobüste yüzde 62,9, kamyonette yüzde 22,1, kamyonda yüzde 43,5, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 8,3, traktörde yüzde 21,6 olarak gerçekleşti. Motosiklette ise yüzde 0,2 azalış oldu.

Geçen yılın Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında yüzde 3,4 artış gerçekleşti. Bu artış otomobilde yüzde 15, minibüste yüzde 32,7, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 41,3, traktörde yüzde 19,7 olurken, otobüste yüzde 38,5, kamyonette yüzde 29,5, kamyonda yüzde 2,5, motosiklette yüzde 5,4 azalış görüldü.

2013 yılı Ocak-Kasım döneminde 1 milyon 49 bin 479 taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, 203 bin 439 taşıtın ise trafikten kaydı silindi. Böylece trafikteki toplam taşıt sayısı 846 bin 40 artmış oldu.
Devri yapılan toplam 475 bin 126 taşıt içinde otomobil yüzde 67,2 ile ilk sırada yer aldı. Bunu, sırasıyla yüzde 16,8 ile kamyonet, yüzde 4,5 ile traktör, yüzde 4,3 ile motosiklet takip etti. 2013 yılı Kasım ayında devri yapılan taşıtların yüzde 7,2'sini ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

LPG'li otomobil oranı yüzde 41,5 oldu

2013 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 9 milyon 232 bin 97 otomobilin yüzde 41,5'i LPG'li, yüzde 31,3'ü benzinli, yüzde 26,7'si dizel yakıtlı olarak tespit edildi. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,5 oldu.

Geçen yılın Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan 602 bin 628 otomobilin yüzde 38,2'si 1501-1600, yüzde 20,4'ü 1300 ve altı, yüzde 17,4'ü 1401-1500, yüzde 16,6'sı 1301-1400, yüzde 5,4'ü 1601-2000, yüzde 1,7'si 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahip araçlar oluşturdu. Motor silindir hacmi bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2 olarak gerçekleşti.

2013 yılı Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin markalara göre dağılımına bakıldığında, 60 bin 555 otomobilin yüzde 15,2'sinin Volkswagen, yüzde 12,7'sinin Renault, yüzde 9,7'sinin Ford, yüzde 7,6'sının Opel, yüzde 7,3'ünün Hyundai, yüzde 7'sinin Toyota, yüzde 6,3'ünün Fiat, yüzde 3,9'unun BMW, yüzde 3,6'sının Dacia, yüzde 3,2'sinin Peugeot olduğu, yüzde 23,7'sinin ise diğer markalardan oluştuğu görüldü.

30 Ocak 2014 Perşembe

Yeni Mercedes V Serisi Lansmanı



Mercedes, malumunuz olduğu üzere, en az binek araçlarda olduğu kadar ticari araçlarda da iddialı ve köklü bir üreticidir...Mercedes tarafından uzun yıllardır Vito ve Viano isimleriyle üretilen MPV segmenti 2014 yılı itibariyle tamamen yenilendi...Kabini Yeni C Serisi temel alınarak şekillendirilen ve önceki modellere göre çok daha dinamik ve klas görünen Yeni V-Serisi'nin büyük bir ticari başarı elde edeceğini düşünmekteyiz.

Buyurunuz en taze lansman resimleri:









Toyota Verso 2014 Özelllikleriyle dudak uçuklatıyor.

Toyota, Verso'nun 1.6 D-4D modelinin tanıtımı ve 2013 yılının Toyota Türkiye ve sektör açısından değerlendirilmesi adına, Toyota Türkiye CEO'su Orhan Özer eşliğinde Sakarya Toyota Fabrikası'nda bir basın toplantısı düzenledi.

Toyota Türkiye 2013 yılını oldukça dinamik ve hedeflerine ulaştığı bir yıl olarak tamamladı. 2013 yılının ilk yarısı 11'inci nesil Corolla projesine hazırlanılarak geçirildiği ve bu ilk 6 aylık dönem, sadece tek model yeni Verso modelinin üretimi gerçekleştiğinden, üretim ve ihracat adetleri açısından düşük bir dönem olduğu, bu dönemde fabrika içinde yoğun bir tempo ile Corolla üretimine hazırlık yapıldığı söylendi.

Toyota Türkiye'nin, Japonya dışında yeni nesil Corolla üretimine başlayan ilk fabrika olduğunu söyleyen Toyota Türkiye CEO'su Özer, proje için toplam 150 milyon Euro'luk model yatımı gerçekleştiğini ve yeni çalışanların işe alındığını dile getirdi. Özer'in verdiği bilgiye göre, 2012 takvim yılı toplam üretimi 76 bin 925 iken 2013 yıl sonu Corolla ve Verso toplam üretim adeti geçen yıla göre yüzde 33'lük bir artış gerçekleştirerek 102 bin 260 oldu. 2013 yılı üretiminin yüzde 65'ini Corolla, yüzde 35'ini Verso modelleri oluşturdu.


CEO Özer, 2013 yılında üretiminin yüzde 85'i oranında, toplam 1 buçuk milyar dolarlık değerde ihracat gerçekleştirildiğini, 49 bin 519 adet Corolla ve 36 bin 259 adet Verso olacak şekilde toplam 85 bin 778 otomobil ihraç edildiğini belirterek, "Sektör açısından oldukça verimli bir yıl geçirdik. Toplam üretim yüzde 5 artışla 1.13 milyon, toplam ihracat yüzde 14 artışla 828 bin adete karşılık 21.5 milyar dolar, toplam pazar yüzde 9 artışla 893 bin olarak gerçekleşti" dedi.

Orhan Özer, otomobil pazarının her geçen gün büyüdüğü Türkiye'de, kullanılan otomobillerin yüzde 78'inin ithal modellerden oluşma da dış ticaret açığının artmasında bir etken olduğunu söyledi. Toyota Türkiye'nin 2014 yılı toplam üretim hedefinin 130 bin olduğunu anlatan Özer, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2014 yılı için sektörde üretim ve ihracat yapan otomotivciler için 2013 yılına benzer bir tablo gerçekleşebilir, ancak sadece satış yapan ithalatçı şirketler pazarda bu yılki performanslarını yakalayamayabilir. Ülke ekonomisi adına olumlu cari açık azaltma çabalarıyla ithal araç oranının azalacağı öngörüsü, ülkemiz açısından doğru bir strateji izlendiğinin önemli göstergelerinden biridir. Toyota Türkiye'nin 2014 yılı toplam üretim hedefi 130 bin. Hedeflenen üretimin yüzde 32'sini Verso, yüzde 68'ini Corolla'nın oluşturacağı öngörülmektedir ve üretimin yüzde 80'inin ihraç edilmesi hedeflenmektedir."

Özer, konuşmasında, "Türkiye'de otomotiv sektörü, 2013 yılında yüzde 68 ithal araç, otomobil olarak baktığımızda yüzde 78'i ithal araç. Avrupa'da bu kadar ciddi boyutta üretim gücüne sahip olan 6'ıncı sırada bir üretim gücüne sahip olan bir ülkede, bu kadar yüksek oranda ithal araç olması açıkçası şahsi görüşüm olarak benim çok hoşuma giden bir durum değil" dedi.

Verginin artmasını bir üretici ve ihracatçı olarak çok sakıncalı görmediğini anlatan Özer, sözlerine şöyle devam etti:

"Yani dış ticaret açığının da kontrol edilmesi açısından, katkıda bulunacaktır diye görüyorum. Döviz kurlarımıza baktığımızda da son 10 yıldır Türk Lirası aşırı değerli olduğu herkes tarafından biliniyor. Bu değerlenmenin biraz daha dengeye oturduğunu ya da denge noktasına geldiğini söyleyebiliriz. Hepimizin beklentisi bir kararlı istikrarlı bir yapıda olmasıdır Türk Lirası'nın, bu ihracatçılar içinde istikrar çok önemli. Genel olarak ben bir felaket ortamı ya da çok kötü bir ortam olduğunu düşünmüyorum. Tabi ki istikrar dönemi gelecektir, kısa dönem içinde ya da orta vadede istikrarlı bir yapıya kavuşacağız ve bu yapıda umuyorum hem ülkenin rekabet gücünü hem de ihracatın rekabet gücünü artıracak seviyelerde olacaktır. Ben karamsar ya da tedirgin değilim, her şey dengesine oturacaktır ve ülkemiz kalkınmasına aynı şekilde devam edecektir."

Otomotiv satışları 2014'te yüzde 30 düşüyor.

Yüksek kur artışı ,Bankcılık Düzenleme ve Denetleme Kurumun'nun otomobil kredilerinin sınırlayan düzenlemesi ve ötv artışındaki fark, otomobil satıcılarının 2014 yılındaki satışlarını beklenenin altında olacağı sinyali verdi.

    Toyota’nın yeni Auris Touring Sports modelinin lansmanında basına konuşan Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ Genel Müdürü Ali Haydar Bozkurt, ekonomik göstergelerin günlük ve saniyelik değiştiğinin altını çizerek, “Artık bir tahminde bulunmak çok zor. Gözümüz her daim piyasa ekranlarında. Bu senenin bütçesini kaç kere çöpe attığımızı anlatamam. Bugünkü şartlarda 2014’te satışların yüzde 30 azalarak yıllık 600 bin adede düşmesini bekliyoruz.” dedi. 2012’de 778 bin adet otomobil ve hafif ticarî araç satılırken 2013’te bu rakam 853 bin olarak gerçekleşti. Sektör, bu yıl buna yakın bir satış beklemiyor. Türkiye pazarının 800 binin altında olmasının, giderleri karşılama noktasında sorun doğurabileceğinin altını çizen Bozkurt, şu an satışların sarı alarm verdiğini, 700 binin altına indiğinde bunun turuncuya döneceğini belirtti. 600 binin altı satışın ise kırmızı alarm olduğunu anlatan üst yönetici, bu durumda yatırım kararlarının tekrar gözden geçirilebileceğine işaret ederek, “Fabrika yatırımı gibi büyük kararların yanında altyapı, insan kaynakları, mevcut operasyonlarla ilgili yatırımlar da gözden geçirilebilir. Biz, yılın ilk yarısı için düşündüğümüz bazı altyapı yatırımlarımızı rafa kaldırmadık ama son çeyreğe erteledik.” uyarısında bulundu. Bozkurt, artık ‘yeni önlem gelmez’ diyemediklerini, kredi kısıtlama yürürlüğe girdikten sonra şubat sonu itibarıyla daha doğru tahminde bulunabileceklerini de sözlerine ekledi.  

    Toyota’nın da beklentilere paralel olarak temkinli bir duruş sergileyeceğini aktaran Ali Haydar Bozkurt, bu yıl 38 bin 443 adet olarak gerçekleşen satışlarının 2014’te 27 bin civarında olacağını söyledi.

Artık daha havalı otomobiller üretiyoruz

Sağlamlığı ile bilinen Toyota’yı değerini yitirmeyen marka olarak tanımlayan Ali Haydar Bozkurt, “Ancak hep havalı da olsun diyorlardı. Artık daha estetik otomobiller üretiyoruz.” dedi. Bu yaklaşıma uygun olarak tasarlanan yeni Auris Touring Sport da, şubat başından itibaren yollara çıkıyor. Bir önceki yıl 10 bin 236 adet satılan aracın pazar payı yüzde 12,5’ti. 1.658 litrelik bagaj kapasitesi ile dikkat çeken araç, C segmentindeki en büyük bagaja sahip. Türkiye’de 1,6 litre motor hacimli ve 132 beygir gücündeki benzinli, 1,4 litrelik 90 beygir gücündeki dizel seçenekleriyle piyasaya sürülecek. 100 kilometrede 6 litre yakıt tüketimi olan benzinli model 72 bin 600 liradan, 4,3 litre yakıt tüketen dizel modeli ise 75 bin 870 liradan başlayan fiyatlarla satılacak.

İlk yerli elektrikli otomobilin dönemi bitti.

İlk elektirkli otomobil olarak üretilen Renault Fluence Z.E dönemi sona erdi.Beklenen ilgiyi göremeyince Renault üretimi durdurdu.

Türkiye’de üretilen Renault’nun ilk elektrikli modeli Fluence Z.E.’nin dönemi kapandı. Oyak Renault, Avrupa’da beklenen talebi görmeyen otomobilin üretimini durdurdu.

Elektrikli otomobillere 4 milyar euro yatırım yapacağını açıklayan Renault’nun hedefleri şaştı. Fransız marka, Türkiye’de üretilen ilk elektrikli otomobili Fluence Z.E.’nin üretimini durdurmaya karar verdi. Renault’nun yeni stratejisi doğrultusunda 2010 yılında Oyak Renault’nun Bursa tesisindeki bantlardan inmeye başlayan Fluence Z.E.’nin üretimi 2013’ün sonunda sessiz sedasız sona erdi. Türkiye’de üretilen ilk elektrikli aracın macerası 3 yıl sürdü.

Renault’nun bu kararı almasında elektrikli araçlara beklenen talebin gelmemesi etkiliydi. 2009’da Fluence Z.E.’nin Bursa’da üretileceğini duyuran Renault’nun hedefleri büyüktü. Şirket, elektrikli araçtan yılda 20 bin adet üreteceğini, talebin artması halinde bu rakamı 30 bin adede kadar çıkarabileceklerini açıklamıştı. Oyak Renult’ya en büyük sipariş İsrail’den gelmişti. Oyak Renault, İsrailli şirket Better Place’yle yaptığı anlaşmaya bağlı olarak İsrail ve Danimarka’ya 5 yılda 100 bin adet elektrikli Fluence ihraç edecekti. Ancak tahminler tutmadı, Avrupa ülkelerinden elektrikli Fluence’a istenilen sayıda sipariş gelmedi.

Türkiye’de üretilen Renault’nun ilk elektrikli modeli Fluence Z.E.’nin dönemi kapandı. Oyak Renault, Avrupa’da beklenen talebi görmeyen otomobilin üretimini durdurdu.

Elektrikli otomobillere 4 milyar euro yatırım yapacağını açıklayan Renault’nun hedefleri şaştı. Fransız marka, Türkiye’de üretilen ilk elektrikli otomobili Fluence Z.E.’nin üretimini durdurmaya karar verdi. Renault’nun yeni stratejisi doğrultusunda 2010 yılında Oyak Renault’nun Bursa tesisindeki bantlardan inmeye başlayan Fluence Z.E.’nin üretimi 2013’ün sonunda sessiz sedasız sona erdi. Türkiye’de üretilen ilk elektrikli aracın macerası 3 yıl sürdü.

Renault’nun bu kararı almasında elektrikli araçlara beklenen talebin gelmemesi etkiliydi. 2009’da Fluence Z.E.’nin Bursa’da üretileceğini duyuran Renault’nun hedefleri büyüktü. Şirket, elektrikli araçtan yılda 20 bin adet üreteceğini, talebin artması halinde bu rakamı 30 bin adede kadar çıkarabileceklerini açıklamıştı. Oyak Renult’ya en büyük sipariş İsrail’den gelmişti. Oyak Renault, İsrailli şirket Better Place’yle yaptığı anlaşmaya bağlı olarak İsrail ve Danimarka’ya 5 yılda 100 bin adet elektrikli Fluence ihraç edecekti. Ancak tahminler tutmadı, Avrupa ülkelerinden elektrikli Fluence’a istenilen sayıda sipariş gelmedi.

Türkiye’de 215 adet satıldı

İlk yerli elektrikli araç, Türkiye’de de rağbet görmedi. Türk halkının 2012 yılının ortasında tanıştığı ve ‘10 liralık elektrikle Ankara’ya gitmeyi’ planladığı Fluence Z.E.’den bugüne kadar 215 adet satıldı.

Peki dünyanın en pahalı benzinini kullanan vatandaş neden tercihini 100 km’de 2.5-3 lira yakan elektriklilerden yana kullanmadı? Elektrikli araçlar için altyapı sorununun çözülememesi yani yeterince şarj istasyonunun kurulamaması en büyük sıkıntı oldu. Uzun süren batarya şarj süreleri ve kısa menzil de satışları olumsuz etkiledi.

Renault, yeni stratejisinde Zoe Z.E., Twizy Z.E. ve Kangoo Z.E.’ye ağırlık verecek. Zoe ile Twizy, bu yıl satışa sunulacak.

Tahminler tutmadı

Renault CEO’su Carlos Ghosn, 2020’de elektrikli araçların toplam pazarın yüzde 10’unu temsil edeceğini öngörüyordu. Hedefi 500 bin elektrikli Renault satmaktı. Ancak satışlar tahminlerin çok altında. Elektrikli otoların toplam satışı Avrupa’da 14 binde kaldı.


Elektrikli Renault Fluence evdeki 220 voltluk prizle 6-8 saatte şarj edilebiliyor. Otomobil tam şarjla 185 kilometre yol katedebiliyor.

29 Ocak 2014 Çarşamba

Mercedes A Serisi Dizel Otomatik Seçeneğiyle Geliyor..

Alman devi Mercedes A180 CDI 7G-DCT, 99.700 fiyatlarla geliyor.Detaylı bilgilerle karşımızda...

Alman markanın, premium segmentte mücadele veren modeli A serisi, Volvo V40 ve Audi A3 Sportback gibi, dizel motor ile otomatik şanzıman birlikteliği sunabilen rakiplerine karşı yaşadığı dezavantajı, yeni A180 CDI 7G-DCT ile gidermeyi hedefliyor. Ülkemizde, A180, A200, A250 ve A45 AMG'den oluşan tamamı otomatik şanzıman ile sunulan benzinli seçeneklere sahip olan A serisinin, dizel cephesindeki tek alternatif olan, 1.5 litrelik Renault kökenli dizel motora sahip ve manuel şanzımanlı A180 CDI, artık otomatik şanzıman olan 7G-DCT ile de sunuluyor. Manuel şanzımanlı A180 CDI, Prime ve Style donanım seviyeleriyle 85.400 TL'den başlayan fiyatlarla satılırken, A80 CDI 7G-DCT, Urban, Style ve AMG donanım seviyeleriyle 99.700 TL'den başlayan fiyatlarla sunuluyor. Manuel şanzımanlı versiyona göre 7.100 TL daha pahalı olan otomatik şanzımanlı A180 CDI 7G-DCT, Style donanım seviyesiyle 99.700 TL, Urban donanım seviyesiyle 104.200 TL ve AMG donanım seviyesiyle 107.100 TL fiyat etiketine sahip. 


A 180 CDI 7G-DCT'de görev yapan 1461 cc hacimli dizel motor, 4000 d/d’de 109 hp güç üretirken, 1750 ile 2500 d/d aralığında 260 Nm olan maksimum torkunu üretiyor. 0'dan 100km/s hıza, manule kardeşine göre 0.3 saniye daha yavaş olan, 11.6 sn’de ivmelenen ve maksimum hızı ise 190 km/s olan A 180 CDI 7G-DCT, şehir içinde 4.5 litre, şehir dışında 3.3 litre ve ortalamada 3.8 litre yakıt tüketiyor. aracın karbondioksit emisyon değeri ise 98 gr/km olarak veriliyor.

PEUGEOT 308 Donanımı Hakkında Bilgiler

  Yeni nesil PEUGEOT 308 donanımıyla görenleri hayran bırakıyor.İşte Active ve Allure donanım detayları:

Ülkemizde Şubat ayının ortalarında, tamamı manuel şanzımanlı 82 hp güç üreten 1.2 litrelik VTi benzinli, 156 hp güç üreten 1.6 litrelikl THP benzinli, 92 hp güç üreten HDi dizel ve 115 hp güç üreten e-HDi dizel motor seçenekleriyle, 49.400 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunulacak olan yeni 308'de Access, Active ve Allure'den oluşan üç farklı donanım seviyesi bulunuyor. Acces donanım seviyesi; 1.2 VTi ve 1.6 HDi, Active donanım seviyesi; 1.2 VTi, 1.6 HDi ve 1.6 e-HDi motor seçenekleriyle sunulurken Allure donanım seviyesinde 1.6 THP, 1.6 HDi ve 1.6 e-HDi alternatifleri bulunuyor. 
En baz donanım olan Access seviyesinde; ESP / ASR / ABS / EBD / AFU, ani frenlemede otomatik yanan flaşörler, ön, yan ve perde havayastıkları, ISOFX x3, arka koltuk kafalıkları, soğutmalı torpido gözü, elektrikli ve ısıtmalı yan aynalar, tek dokunuşlu elektrikli ön ve arka camlar, hız sabitleme ve sınırlandırma sistemi, LCD gösterge ekranı, follow me home, elektronik kontrollü yönlendirmeli klima, direksiyondan kumanda kolu, radyo/CD/MP3 (4 hoparlör ve 2 tweeter), bluetooth handsfree telefon kiti, AUX/USB bağlantıları ve led gündüz farları standart olarak sunulurken, ön sis farları ile arka park yardım sistemi opsiyon olarak yer alıyor.
Active donanım seviyesinde ise Access'e ek olarak, hill holder, akustik ön cam, elektrikli katlanabilen yan aynalar, yükselik ayarlı yolcu koltuğu, bel destek ayarı, üzerinde kumanda butonları bulunan deri kaplı direksiyon simidi, gövde renginde kapı kolları ve yan aynalar, SMEG kontrollü klima, ön sis farları ve 16 inçlik laaşım jantlar standart listesinde bulunuyor. Active seviyesinde opsiyon olarak ise, navigasyon + geri görüş kamerası, ön - arka park yardım sistemi ve 17 inçlik alaşım jantlar sunuluyor.
En üst donanım seviyesi olan Allure'de ise Active'deki donanımlara ilaveten, kişiselleştirilebilir polifonik uyarı sesleri, elektrikli el freni, otomatik yanan farlar, yağmur sensörü, kendiliğinden kararan iç dikiz aynası, hazneli arka kol dayama, kayak tüneli ve bardaklıklar, SMEG kontrollü çift bölgeli tam otomatik klima, full led farlar, ön - arka park yardım sistemi, koyulaştırılmış arka camlar ve 17 inçlik alaşım jantlar sunuluyor. Allure'de, sürüş destek sistemi, kör nokta uyarı sistemi, panaromik cam tavan ve elektrikli tavan perdesi, 18 inçlik alaşım jantlar, navigasyon ve geri görüş kamerası ise opsiyon olarak tercih edilebiliyor.

BMW 2 serisi coupe fiyatları açıklandı...

Yeni nesi l BMW 2 serisi coupe Türkiye fiyatı belli oldu.Tek motor seçeneğiyle 153.276 TL fiyatıyla geliyor.


Alman markanın, kompakt segmentte yer alan 1 serisi hatchabck modeli alt yapısında geliştirdiği, yeni coupesi 2 serisi, ülkemizde de satışa sunuluyor. İlk olarak, 220i, M235i ve 220d seçenekleriyle duyurulan 2 serisi coupe, geçtiğimiz günlerde açıklanan 218d ve 225d versiyonlarıyla daha da genişleyecek. Türkiye'de ilk olarak 220d seçeneği ile yer alacak araca ulaşmanın bedeli 153.276 TL'den başlıyor. Segmentinde rakibi bulunmayan 2 serisi coupe'nin ülkemizde satışa sunulacak versiyonunda, 184 hp güç ve 380 Nm tork üreten 2.0 litrelik dizel motor, sekiz ileri oranlı otomatik şanzıman ile birlikte görev yapıyor. 1450 kg'lık boş ağırlığının yanında güçlü motoru ile 0'dan 100 km/s hıza 7.1 saniyede ulaşabilen 220d, maksimumm olarak 230 km/s hıza erişebiliyor. 80 km/s hızdan 120 km/s hıza ivmelenmesini 7.2 saniyede tamamlayabilen araç, şehir içinde 4.9 litre, şehir dışında 3.8 litre ve ortalamada 4.2 litre olan yakıt tüketim değerleriyle de göz dolduruyor.

Nissan Qashqai Şubatta Türkiye'de

Nissan Qashqai 22 Ocakta tanıtımının yapılmasıyla Şubat ayında Türkiyedeki fiyatları açıklanacak.

22 Ocak tarihinde, Nissan'ın İngiltere'deki Sunderland Fabrikası'nda üretimi başlayan yeni nesil Qashqai, Renault ile ortak geliştirilen CMF adlı platform üzerinde yükselen Avrupa'daki ilk Nissan üretim araç oluyor. Tasarımı, mühendisiği ve üretimi İngiltere'de yapılan ve ilk kez 2006 yılında yollara çıkan ilk nesil Qashqai, aradan geçen sürede, yaratıcısı olduğu kompakt crossover segmentinde Avrupa'nın en çok tercih edilen modeli olmayı başarmıştı. Yenilikçi teknolojisinin yanında şık ve sportif tasarımı ile dikkat çeken yeni nesil Qashqai'nin, Sunderland'deki tesislerde üretime alınması için 534 milyon Pound yatırım yapılmış. Nissan'ın elektrikli aracı Leaf'in de üretildiği tesisler, 2010 yılından bu yana talebi karşılayabilmek için 24 saat esasına dayalı olarak çalışıyor. Fabrika'nın 28 yıllık tarihinde, ilk kez çalışan sayısının 7.000'i aşmasını sağlayan yeni Qashqai'nin üretimi, İngiltere'de toplam 40.000 çalışana dolaylı yoldan iş imkanı sağlıyor. Üretimi 22 ülkedeki 224 tedarikçi tarafından desteklenen yeni nesil Qashqai, ülkemizinde aralarında bulunduğu 130'dan fazla ülkeye ihraç edilecek. Sunderland'deki fabrika'da her 61 saniye de bir üretilecek, Yeni Nissan Qashqai’nin, ülkemizdeki satışına Şubat ayının ortalarında başlanması bekleniyor.

Klima Arızaları Nedenleri,Konrolü Ve Çözümü


 Soğuk kış aylarında klimamız aracımız için vazgeçilmezlerden biridir.Soğutma ve ısıtma görevi yapan klimanın bakımı,arızaları ve bu arızaların nedenleri vardır.Bunları bilmediğinizi düşünerekten ayrıntılı olarak sizinle paylaşmak istedik.

Klimanız soğutmuyorsa, gazı bitmiş olabilir. Gazın bitme nedeni ise, gaz borularındaki bir çatlaktan gaz kaçağı olmasıdır. Bu gibi durumlarda, gaz kaçağının tespit edilmesi, daha sonra da gazın tamamlanması gerekir.


    Klima radyatöründe arıza olması, radyatör pervanelerinden birinin arızalanması da klimanın düzgün çalışmasını engeller. Radyatör üzerinde birikmiş toz, ölü böcekler, yapraklar da klimadan verim almayı engeller. Soğutmadan azami verimin alınması için periyodik kontroller sırasında bu tür birikimleri temizlemek gerekir.

    Klimanın düzenli çalışması için, kompresör tahrik kayışının gerginliğinin ayda bir kez serviste kontrol edilmesi gerekir. Yetkili servislerde, tahrik kayışının gerginliğini kontrol etmek için aşağı doğru bastırılıyor. Kayış normalden fazla gevşekse, klima yeterince soğutmaz.
    Arıza nasıl tespit edilir?

    Klimanız arızalıysa veya yeterince soğutmuyorsa mutlaka bir servise ya da klima tamirhanesine gitmelisiniz. Serviste klima arızası şöyle kontrol ediliyor:

- Klima gaz borularında gaz kaçağı olup olmadığı kontrol ediliyor. Gaz kaçağı varsa, kaynağı tespit edilir.

- Gaz kaçağı yoksa, klima radyatörünün üzerinde pisliklere ve radyatörün korozyon nedeniyle tıkanıp tıkanmadığına bakılır.

- Radyatörde sorun yoksa, radyatör pervaneleri kontrol edilir.


    Gaz kaçağı veya diğer arızalar tamir edildikten sonra, özel bir cihazla klimanın gazı tamamlanıyor. Böylece otomobilinizdeki sorunsuz klimanızla bunaltıcı sıcaklarda serin serin seyahat edebileceksiniz.
    Klimayı çalıştırırken nelere dikkat etmeli?

- Otomobilin motoru çalıştırılmadan ve motor ısıtılmadan kesinlikle klima açılmamalı.

- Isınmış havanın hızla dışarı çıkabilmesi için camlar kısa bir süre açık tutulmalı.

- Klima çalıştığı zaman kalorifer düğmesi soğuk konumunda olmalı.

- Motor çalıştıktan sonra klima önce düşük devirde, istenilirse daha sonra yüksek devirde çalıştırılmalı.

 Klima açıldığında havanın sürücü ve yolculara direkt gitmemesine dikkat edilmeli. Üflemeler tabana ve camlara verilmeli.

    İdeal klima bakımı nasıl olur?

- Klimanın verimli çalışmasını sağlamak için belirli periyotlarla kontrol ettirilmeli.

- En az 6 ayda bir soğutma gazı kontrol edilmeli.

- Klimada arıza olduğunda yetkili olmayan kişi ve kuruluşlara kontrol ettirilmemeli. Yetkili servislere götürülmeli.

- Klimada hangi gaz kullanılıyorsa, gaz yenilendiğinde de aynı gazı kullanılmalı. Sistem elemanlarıyla uyumlu olmayan gazlar kullanılmamalı.

- Kış olsa bile klima donanımının sürekli olarak randımanlı çalışmasını sağlamak için ayda bir kez en az 10 dakika klimayı çalıştırmalı.

Kavrama Arızaları Ve Nedenleri

Otomobilimizin aktarma organlarından biri olan kavrama en önemli elemanlardan biridir. Vites kutusu ile debriyaj arsında ayırma görevi yapan kavramanın değişik arızaları vardır. Bu arızaların belli başlı nedenleri ve bu nedenlerin çözümü vardır. Şimdi bunları detyalı bir şekilde görelim:
1)Kavrama kaçırıyorsa : 
Kayma ve kaçırma sonucu oluşan büyük sürtünme kuvvetleri aşırı ısınmalara yol açar.Aşırı ısınma aşınmayı hızlandırır;balatanın yanmasına sebep olur.Volanın ve baskı plakasının yüzeyleri çabuk aşınır,çizilir,çatlar,yüzeylerde derin çukurluklar oluşabilir.Baskı plakasında meydana gelen ısı yayların gerilimlerini zayıflatarak bozulmalarına yol açar.
Kavramadaki kaçırma özellikle yokuşlarda araca gaz verilirken hızlanamama,çekişte zayıflık yada ilk hareket sırasında duran aracı yerinden güçlükle kaldırma şeklinde kendisini gösterebilir.
Debriyaj çeşitli sebeplerden kaçırabilir.Pedal ayarının yanlış yapılması,baskı bilyesinin ayırma parmakları ile temasta kalmasına yol açar ve debriyaj pedalı tam bırakıldığı halde dahi kavrama kısmen çözülmüş olarak kalacağından kaçırma yapar.Çünkü baskı yaylarının bir kısım kuvvetleri alınmış yani;baskı kuvveti azalmıştır.
Çubukların bağlantılarındaki tutukluklar,geri getirme yaylarının kırık oluşu pedalın geri gelmesine kısmen engel olabilir ve bu nedenle kavrama tam kavraşma konumunu kazanamaz.Bu durumda ayarların yeniden ve doğru olarak yapılması gerekir.
Balatalı disk aşınmış,baskı yayları ile diyafram yaylar zayıflamış,balata yağlanmış veya ayırma parmakları yanlış ayarlanmış ise debriyaj kaçırır.Bu gibi hallerde disk veya baskı düzeninin komple değiştirilmesi gerekir.
2)Kavrama ani tutuyor ve ses yapıyorsa : 
 Önce çubuk bağlantıları kontrol edilmeli tutukluk yapıp yapmadığı anlaşılmalıdır.Tutukluk yapma durumunda çubuklar ani boşalarak kavramanın ani kavraşmasına ve aracın sıçramasına sebebiyet verebilir.Motor bağlantılarının kırık olması da aynı sonucu doğurur.
Kavrama balatasının greslenmesi,balata yüzeylerinin cam gibi parlaması veya balatanın bulunduğu sac yastıklar üzerinde gevşemiş olması ani tutmaya ve sese yol açar.Bu durumda diskin değiştirilmesi gerekir.Balatanın bulunduğu mil üzerinde tutukluk yapmasıda aynı sonucu doğurur;milin frezeleri temizlenerek yağlanmalı ve tutukluklar giderilmelidir.
Motorun indirilip bindirilmesinden sonra ses yapıyorsa kavrama muhafazasının ekseni kaçıktır veya bağlantılar çarpık olabilir.Sebep ne olursa olsun eksen kaçıklıkları giderilmelidir.
3)AAyırma durumunda disk dönmeye devam ediyor veya tutukluk yapıyor :  
Bu arıza kavrama tutmaya devam ederken balatalı disk pedal basıldığı halde volandan veya baskı plakasından tam ayrılmıyor demektir.Bu nedenle balatalı disk volan ile baskı plakasına sürtünmeye devam eder.Bu gibi hallerde vitesin sessiz değiştirilemediğinden,dişli seslerinden şikayet edilir.
Böyle bir şikayet sırasında ilk kontrol edilecek kısım pedal çubuk ayarıdır.Pedal boşluğu fazla ise pedalın tam sonuna kadar basılması halinde bile tam çözülme sağlanamaz.Eğer pedalın çubuk ayarı arızayı gideremezse kavramanın iç yapısına bakmak gerekir.Kavramanın iç arızaları balatalı diskin baskı plakasının çarpıklığından veya balatadaki gevşeklikten ileri gelir.Balata gevşemesinin başlıca nedeni debriyajın kötü kullanılmasıdır.
Not :Özellikle genç sürücüler kalkış sırasında tekerleklere patinaj yaptırma heveslerine kapılırlar.Bu heveslerin debriyaj balatasını sıyıracağını unutmamak gerekir.Patinajlı ani kalkışlar en azından debriyajın ve lastiklerin ömrünü azaltırlar.
Ayırma parmaklarının ayarı da bozuk olabilir ve kavramanın tam ayırmasına engel olabilir.Ayrıca balatalı diskin göbeği debriyaj mili üzerinde tutukluk yapabilir.Mil frezelerinin temizlenip yağlanması arızayı giderir.Ancak frezeler sıyırmış ve deforme olmuşsa mili değiştirmek gerekir.
Motor bağlantı kulağının kopması,debriyaj pedalına basılırken motorun bulunduğu yerden hareketine,yer değiştirmesine;kaymasına yol açtığı için de kavrama tutukluğuna sebebiyet verebilir.Bağlantı kulağı yenileştirilmek suretiyle arıza giderilebilir.
4)KAavrama kavramış durumda iken ses yapıyor : 
Sebebi tespit etmek için sesin kavramanın kavraşmış konumda mı yoksa ayırmış durumda mı geldiğine dikkat etmek gerekir.Pedala basılırken mi yoksa pedal bırakıldığı zaman mı sesin geldiğini saptamak zorunludur.Örneğin pedala basıldığı zaman ses kesiliyorsa sesler transmisyondan geliyor demektir.Ayrıca volanın göbeğinde bulunan ve prizdirekt milinin ön ucuna yataklık eden burcun aşınmış olması,yada yağsız kalması,kurumuş olması da sese yol açabilir.Bu tür sesler daha çok yatak sesleridir ve şüphesiz vites kutusundaki yataklardan gelir.
Debriyaj pedalının çalıştırılması sırasında yani pedala basıldığı ve pedal bırakıldığı sıralarda ses geliyorsa bağlantılar kurumuş kirlenmiştir.Sesler tamamen mekanizmanın mekaniği sürtünmelerinden kaynaklanır.Temizlenip yağlanmalıdırlar.Kavramanın kavraşmış konumunda sesler gelirse balatalı diskin frezeli göbeğindeki milin frezeleri üzerinde gevşeklik yapmasından kaynaklanır.Balatalı diskin damper yayları zayıflar veya kırılmış olurlarsa ses yapmaları mümkündür.Bu durumda balatalı diskin değiştirilmesi gerekir.Motor ile transmisyon eksenleri arasındaki kaçıklık balatalı diskin prizdirekt mili üzerinde ileri geri hareket etmesine neden olur.Eksenlerdeki kaçıklıklar düzeltilerek giderilmelidir.
Debriyaj ayırdığı zaman duyulan sesler baskı bilyasının aşınmasından,yağsız kalmasından,tutukluk yapmasından ileri gelebilir.Bu durumda bulunan baskı bilyası debriyaj pedalına basıldığı zaman çalışmaya başlarken tiz sürtünme sesleri çıkartır;buna ötme denir.Baskı bilyasının ötmesi halinde ya değiştirilmeli yada yağlanmalıdır.Kavrama ayırma parmakları düzgün ayırmazlarsa pedala basılınca balatalı diskin göbeğine sürtünebilirler.Parmaklar yeniden ve istenilen değerde ayarlanmalıdır.Volan göbeğinde bulunan prizdirekt klavuz yatağı aşınmış yada yağsız kalmışsa araç viteste ve debriyaj ayırırken ve hatta araç dururken yüksek perdeden inleme sesi yapar.Bu şartlar altında prizdirekt mili (klavuz yatak üzerinde yataklanmıştır) durmuştur ve fakat yatak ve krank mili dönmektedir.Sesin kesilmesi için yatak yağlanmalı yada değiştirilmelidir.
Diyafram tipi kavramada zayıflamış bulunan geri getirme yayları kavrama ayırırken ve motor rölantide çalışırken çıtırtı şeklinde ses yapar. Kavramayı sökmeden yayları değiştirerek sesi gideririz.

Ateşleme Sistemi Arızaları Nelerdir,Ateşleme Sistemi Devreleri

 Ateşleme sisteminin değişik nedenlerden kaynaklanan arızaları mevcuttur. Aşağıdaki yazımızda ateşleme sistemi devrelerinde arıza aramaları ve bu aramaların nasıl yapıldığını detaylı bir şekilde öğrenelim:

ATEŞLEME BİRİNCİ DEVRESİNDE ARIZA ARAMA


Farzedelim ki batarya ve marş motoru normal, karbüratöre kadar benzin geliyor, fakat motor hala çalışmıyor. Bu durumda arıza ateşleme devresinin herhangi bir yerindedir. Arızanın yerini aramaya başlamadan kabloları bağlantıları ve ateşleme devresine ait kısımlarda kopuk, kırık olup olmadığını gözle kontrol etmek faydalı olur. Ateşleme devresinde, arıza aramaya birinci devreden başlamak en iyisidir. Çünkü arızalar umumiyetle bu devrede olur.

Önce distribütör kapağı çıkarılır ve platinler arasına bir parça karton konur. Kontak anahtarı açıldıktan sonra bir kontrol lambasıyla (aracın seyyar aydınlatma lambasıyla) yahut voltmetreyle distribütör giriş ucuna akımın gelip gelmediği kontrol edilir.

Burada akım görülmezse arıza ya kontak anahtarı tarafındadır, yahut kondansatör içinde kısa devre vardır. Bunu anlamak için kondansatör gövdesini bağlayan vida sökülerek muhafaza kısmı boşlukta tutulurken uçta akım kontrolü tekrar yapılır. Bu durumda distribütöre akım geliyorsa arıza kondansatördedir, yenisiyle değiştirilir. Akım gelmiyorsa, kondansatör sağlamdır. Kontak anahtarına doğru bütün bağlantılar akım bulununcaya kadar kontrol edilir. Akımın bulunduğu yerden distribütör tarafına doğru ilk kablo ve bağlantı arızalıdır, değiştirilir veya temizlenir.

Bazı hallerde distribütör akım geliş ucuna lamba değdirildiğinde yanacaktır. Bu durumda arıza distribütör içinde, özellikle platinlerdedir. Platinler arasındaki karton çıkarılır, motor hafif çevrilerek platinlerin iyice kapanması temin edilir. Kontak açıkken distribütörde akım kontrolü tekrar yapılır. Lamba yanarsa platinler arızalıdır. Yenisiyle değiştirilir. Mecbur kalındığı zaman platinler arası, zımpara kağıdını yahut kibrit kutusunun eczalı yüzünü platin arasına sokup hareket ettirmek suretiyle veya tornavida ucuyla platin yüzleri kazınarak motor çalışır hale getirilebilir. Ancak, yukarda yapılan temizlikten sonra sentil kullanarak platin ayarı yapmak doğru olmaz. Bu durumda kalındığı zaman 0,020" olabilecek (4 kat gazete kağıdı) platinler arasına sokularak geçici bir ayar yapılabilir. Fakat ilk fırsatta platinleri düzelttirip yahut değiştirip ayar yaptırmak en iyisidir.

Buraya kadar yapılan aramada hala arıza bulunmadıysa arızayı ikinci devre üzerinde aramak icap edecektir.

Platin ayarı; kam açısını (platinlerin kapalı kalma suresini) düzenler. Bu açının büyük olması bobinin ısınmasına, küçük olması ise bobinin gerekli gerilimi verememesine sebep olur.

Ateşleme ikinci devresinde olabilecek arızalar ve çareleri:

1- Buji kablo uçları kirlenmiştir, temizlenir.
2- Kabloların yalıtkanı sertleşmiş veya çatlamıştır, yenisiyle değiştirilir.
3- Ateşleme bobini zayıf veya çalışmıyor, değiştirilir.
4- Ateşleme bobini üzerinde, kablolarında, distribütör kapağında, buji porseleni üzerinde veya distribütör içinde ıslaklık vardır, ıslaklık silinir ve kurutulur.
5- Kullanılan buji tipleri motora uygun değildir, buji cetveline bak.
6- Distribütör kapağı çatlak veya kapağın ortasındaki karbon (kömür) yanıktır, kapak değiştirilir.
7- Buji kablolarının yalıtkanları incedir. Yahut ateşleme sırası yanlıştır, kablolar değiştirilir ve ateşleme sırasına göre dizilir. Ateşleme sırası için katalogdan faydalanılır.
8- Bujiler bozulmuş, kirlenmiş veya ıslanmıştır. Porselen çatlamış, tırnak aralıkları bozulmuştur, çatlak bujiler değiştirilir, kirlileri temizlenir, ayarlanır, basınç altında çakma kontrolü yapılır.
9- Distribütör makara yayı eğilmiş veya kırılmıştır, makara değiştirilir.
10- Distribütör makarası şasi yapmaktadır, değiştirilir.
11- Distribütör kapağının orta kulesi içindeki ucun kömüre olan teması kesilmiştir, tamir edilir.
12- Distribütör kapağı içindeki parazit tutucu yanmış veya kırılmıştır, çıkarılır yahut kapak yenisiyle değiştirilir.
Arıza Aküde İse:
1- Akü boşalmıştır, şarj ettirilir.
2- Kutup baklan ve kelepçeler kirlenmiş yahut gevşemiştir, temizlenir ve sıkıştırılır. Sülfat teşekkülünün önlenmesi için üzerlerine bir miktar vazelin sürülür.
3- Akü yanlış şasilenmiştir, doğru uç şasiye bağlanır. Akünün pol başına bağlı kablolar bir bardak tuzlu su içinde birbirine yakın tutulduğunda kabarcık çıkaran uç (-) uçtur.
4- Akü kabloları gerektiğinden incedir yahut yıpranmıştır, yenisiyle değiştirilir.
Arıza Marş motorunda İse:
1- Marş motoru, motoru yeteri kadar hızlı çevirmiyor, marş motorunda arıza arama kısmına bak.
2- Motorda çok kalın yağ kullanılmaktadır yahut yağ kalınlaşmıştır, motor yağı uygun yağla değiştirilmelidir.
3- Marş pinyon dişlisi volan dişlilerine çarpmaktadır, volan dişlisi, yahut piyon dişlisini ileri sürme tertibatı bozulmuştur. Tamir ettirilir. Bu durumda araç ittirilerek çalıştırılabilir.
4- Marş şalteri bozuktur, tamir ettirilir yahut değiştirilir.
5- Otomatik transmisyonlu araçlarda marş emniyet tertibatı arızalıdır. Tamir ve ayar edilir.

Amortisör Kontrolleri,Arızası Ve Çözümü

Amortisörün asıl görevi süspansiyon sistemindeki salınımı yavaşlatmak ve konforlu bir sürüş izlenmi sağlamaktır.Peki amortisör görevini yapmıyorsa ne yapmamız gerekir. Amortisörü nasıl kontrol edir,Arızasının nedeni nedir?,bu arızayı nasıl gideririz bunları aşağıda ayrıntılı olarak paylaşıtık.
Amortisörler, bozuk yol koşullarının da etkisiyle kısa zamanda aşınabilir. Ancak bu aşınmailerlerken sürücü bunun hemen farkına varmayabilir. Aşınmanın farkına varmayan sürücü, otomobilini aşınan amortisörün durumuna göre kullanır. Yine de bazı belirtilerden amortisörün aşınıp aşınmadığını anlamak mümkün.    Ani fren yaptığınızda otomobilinizin ön tarafı her zamankine göre daha çok öne yatıyorsa ve yan rüzgarlardan etkileniyorsa amortisörleriniz aşınmış demektir. Bunlar dışında amortisörlerin arızalı olup olmadığını test etmenin başka yöntemleri de var. İşte amortisörlerle ilgili sorunlar ve çözüm yolları:    Süspansiyon çok sertse      Nedeni:
* Kişisel yorum.
* Özelliğini kaybetmiş amortisör.
* Yanlış seçilmiş amortisör.
* Yanlış seçilmiş helezon.

    Çözüm:
* Aracınızı mutlaka amortisörü takana kullandırın.
* Amortisör ve helezonları kontrol ettirin ve gerekirse yenileyin.
* Aracın süspansiyon sisteminin yerine oturması için, amortisörlerle birkaç kilometre yol gidin.    Çok yumuşaksa Nedeni:
* Arızalı amortisör.
* Kişisel yorum.
* Aşınmış iç parçalar.
* Zayıflamış helezon.
* Yanlış seçilmiş amortisör.

Çözüm:
* Amortisör veya helezonların kontrol edilmesi ve gerekirse yenilenmesi.    Yol tutuş zayıfsa Nedeni:
* Amortisör değiştirildikten sonra rot ayarı yaptırılmaması.
* Uyumsuz amortisörlerin dengesizliğe neden olması.

Çözüm:
* Daima çift olarak değiştirilmesi. İdeali dördünün birden değiştirilmesidir.
* Ön amortisörleri değiştirdikten sonra mutlaka ön düzen ayarının yaptırılması.        Çökme varsa Nedeni:
* Kırık veya yorgun helezonlar.
* Yanlış seçilmiş amortisör.
* Kilitlenmiş amortisör.

Çözüm:
* Doğru yaylarla değiştirin.
* Amortisör kilitlenmişse komple değiştirin.    Lastik düzensiz aşınmışsa Nedeni:
* Yanlış lastik basıncı.
* Yanlış rot ayarı.
* Düzgün veya asimetrik çalışmayan frenler.
* Aşırı yumuşak süspansiyon.
* Aşınmış amortisörler.
* Kişisel sürüş sitili (aşırı spor).

Çözüm:
* Lastik basıncını kontrol edin.
* Ön takım ayarını yaptırın.
* 20 bin kilometrede bir amortisörleri kontrol ettirin.        Gürültü varsa Nedeni:
* Gevşek toz tüpü.
* Aşınmış montaj parçaları.
* Kötü monte edilmiş amortisörler.
* Yağ kaçıran veya aşınmış amortisörler.
* Yanlış montaj parçalarının kullanımı.

Çözüm:
* Montajın kontrol edilmesi.
* Gerekirse amortisörlerin veya montaj parçalarının değiştirilmesi.
* Diğer süspansiyon elemanlarının kontrol edilmesi.    Direksiyon titriyorsa Nedeni:
* Kötü tekerlek balansı ve rot ayarı.
* Dengesiz aşınmış frenler veya fren diskleri.
* Aşınmış direksiyon amortisörü.
* Kötü monte edilmiş amortisör.

Çözüm:
* Aşınmış parçaların değiştirilmesi.
* Amortisör montajının kontrol edilmesi.    Yağ kaçağı varsa Nedeni:
* Montaj sırasında hasara uğramış amortisör mili.
* Hasarlı toz tüpü.
* Toz tüpü olmadan monte edilmiş amortisör.
* Aracın çok tozlu ortamda kullanılması.
* Aşınmış keçe.
* Kaynağı kötü yapılmış amortisör.
* Hasarlı amortisör tüpü.
* Paslı piston mili yüzünden bozulmuş keçe.

Çözüm:
* Amortisörün değiştirilmesi.    Gaz kaçağı varsa Nedeni:
* Hasarlı keçe.
* Gazlı amortisördeki yağ kaçağından kaynaklanan düşük gaz basıncı.
* Üretim sırasında gaz konmaması.

Çözüm:
* Amortisörün değiştirilmesi.Bozuk amortisörün otomobil üzerindeki etkileri:Direksiyon sertleşir
Amortisör ve helezonları kontrol edin ve gerekirse yenileyin. Otomobilin süspansiyon sisteminin yerine oturması için biraz yol yapın.Frenler zayıflar
Aşınan amortisör, otomobilin fren mesafesini uzatır. 80 km/s hızda kuru ve düzgün olmayan yolda fren mesafesi 2.6 metre artar. 50 km/s hızda virajda fren mesafesi 2.3 metre artar. Bu da emniyetli bir duruşla bir kaza arasındaki farktır. Frenleri kontrol ettirin veya amortisörleri yenileyin.Süspansiyon yumuşar
Amortisörünüzü veya helezonlarınızı kontrol edin, gerekirse yenileyin.Yol tutuş zayıflar
Ani manevra sırasında, iyi bir amortisör daha iyi kontrol sağlar. Amortisörleri yüzde 50 aşınmış bir aracın virajdaki maksimum emniyet hızı, kuru bir zemindekine oranla maksimum emniyet hızı yüzde 10 azalır. Amortisörlerin mutlaka değiştirilmesi gerekir.Islak zeminde kayar
Yüzeyi 6 mm suyla kaplı bir yolda amortisörleri yüzde 50 aşınmış önden çekişli bir araç, amortisörleri yeni olan bir araca göre yüzde 10 daha düşük hızda kaymaya başlar. Amortisörlerin mutlaka çifter çifter ya da tercihen dördünün birden değiştirilmesi gerek. Ön amortisörleri değiştirdikten sonra daima bir ön takım ayarı yaptırın.Direksiyon titrer
Aşınmış parçaları değiştirin ve amortisör montajını kontrol ettirin.Parlama Aşınan amortisör sarsıntıya yol açar. Farlar etkilenir ve karşıdan gelenin gözünü alır.Lastikler aşınır
Amortisörlerin görevini görmemesi durumunda lastikler farklı yerlerden aşınır.Kullanımı zorlaştırır
Normal koşullar altında bozuk amortisörler, sürücünün yorgunluğunu artırır ve reaksiyon süresini yüzde 26 oranında geciktirir. Amortisörünüzü kontrol ettirin.
 

Otomobil Motoru Arızalarının Nedenleri

Bindiğimiz otomobil çalışıyor yani motordan ses geliyor ama aracı yürütemiyoruz. İşte bu arızaların nelerden kaynaklandığını öğrenelim:

1- Kavramayla tekerlekler arasındaki güç aktarma organları da kırık vardır.
2- Hidrolik kavramada yahut tork konverterde yağ yoktur. Yahut yağ miktarı yetersizdir.
3- Otomatik transmisyonda kavrama kaçırması, bantların kaydırması gibi bir arıza vardır.
4- Motor aşağıdaki sebepler yüzünden ancak kendi kendini, boşta döndürecek kadar bir kuvvet meydana getirebiliyor.

a) Çok fakir veya zengin karışım meydana geliyor.
b) Motorda sürtünmeyi artıracak sıkılıklar vardır.
c) Gaz kelebeği açılmıyor.
d) Egzoz devresinde tıkanıklık vardır.
e) Karbüratörün hava filtresi çok kirlidir.
5- Hidrolik kavramda veya tork konverterde uygun yağ kullanılmamışsa; düşük sıcaklıklarda yanlış tipteki yağ kalınlaşmıştır

Arızalı Buji Nasıl Anlaşılır ?


 Otomobil motorlarındaki yakıt-hava karışımını ateşleyen bujinin değişik arızaları vardır. Peki bu arızayı nasıl tespit ederiz. Buji arıza nedenleri aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.Bu buji bilgileriyle bujinin arızasını bulmak ve ne yapılması gerekir bunları öğrenmekte fayda var.

  Tırnak aralığı ideal değilse
    Bujilerdeki tırnak aralığı ideal konumda değilse, buji yeni bile olsa yakıt - hava karışımı iyi ateşlenmez. Buna bağlı olarak da yanma odasındaki patlama zayıflar ve motorun gücü azalır. Bu durumda aracın araçtaki yakıtın çoğu yanmadan egzozdan çıkar ve otomobilin yakıt sarfiyatı hissedilir oranda artar. Yeni bir buji aldığınızda her duruma karşı takmadan önce tırnak aralığı sentille kontrol edilmeli ve ayarı bozuksa fabrika verilerine göre ayarlanmalıdır.

    Üzerinde yağ birikintisi varsa
    Bujiler sökülüp kontrol edildiğinde üzerinde yağ birikintileri varsa, motordaki yanma odasına fazla yağ giriyor ve elektrotları yağlıyor demektir. Bu gibi durumlarda buji yağla kaplandığından kıvılcım normal düzeyin çok altında gerçekleşir. Bu durum yakıt tüketimini artırır ve performansı azaltır. Çözüm ise motoru revizyondan geçirmektir.

    Üzerinde kurum oluşmuşsa
    Bujinin izolatör ucu, elektrotları ve gövdesinde kurum oluşmuşsa, bu karbüratör ve enjeksiyon ayarının bozuk olduğu anlamına gelir. Bu gibi durumlarda motorda ateşleme kesikliği olur ve motor soğuk havalarda zor çalışır. Sorunu çözmek için hava filtresinin kontrol edilmesi, karbüratör ve enjeksiyon ayarının yapılması gerekir.

    Elektrotlar kaynamışsa
    Buji elektrotları kaynamışsa ve üzerinde yabancı maddeler toplanmışsa, zamansız ateşleme sonucunda aşırı yükleme olmuş demektir. Bu sorun ateşleme ve supap ayarlarının bozuk olmasından, arızalı distribütörden ve kalitesiz yakıttan kaynaklanır. Sorunu çözmek için, motor ateşleme ile yakıt ayarı kontrol edilmeli ve yeni buji takılmalıdır.

    Buji çatlaksa
    Bujilerde nadir de olsa karşılaşılan bir arıza, bujinin düşürülmesi sonucu elektrotunda mekanik hasar meydana gelmesidir. Bu gibi durumlarda ateşleme eksik olur ve kıvılcım başka yerlere sıçrar. Bu nedenle arızalı bujinin değiştirilmesi gereklidir.

    Bujinin görevi nedir?
    Bujinin görevi, bobin tarafından oluşturulan yüksek gerilimi yanma odasına iletmesi ve yoğunlaşmış yakıt - hava karışımını elektrik kıvılcımı yoluyla elektrotlar arasında ateşlemesidir. Bujinin iyi çalışmasını sağlayan en önemli unsur kıvılcım boyudur.

    Buji ne zaman değiştirilmeli?
- Aracınız normalin üzerinde yakıt tüketiyorsa,
- Motorunuzda ateşleme kaçağı olduğunda,
- Motorunuzun performansında azalma olduğunda.
   
    Ne zaman kontrol edilmeli?
- Motorunuzun avans ayarını yaptırdığınızda,
- Motor testi yaptırdığınızda,
- Kullanılmış bir araç satın aldığınızda.

27 Ocak 2014 Pazartesi

Subaru WRX STI NBR Challenge


Subaru'nun yeni modelleri arasına bir yenisi eklendi. Geçtiğimiz haftalarda tanıtılan WRX ve WRX STI modellerine bir de uzun mesafe yarışları için hazırlanan model eklendi.

Genişletilen gövdesi ve hafifletilmiş 18 inç çaplı jantlarıyla dikkat çeken araçta genişletilmiş bir gövde, dev spoiler, büyük bir difüzör, küçültülmüş yan aynalar, pleksiglas camlar ve bu camlar üzerinde açılmış havalandırma delikleri görülebiliyor.

İç mekanında yarış koltukları, tam boy takla kafesi, çok noktadan bağlantılı emniyet kemerleri ve yangın söndürme sistemi bulunan araç Nürburgring 24 saat yarışının SP3T kategorisinde yarışacak. Turbo beslemeye sahip ve motor hacmi 2 litreye kadar olan motorlara izin verilen kategoride yer alan ara. 340 beygir güç, 460 Nm tork üretebiliyor.

Taşıtlarda Devrilme Ekseni Nedir ?

     Taşıtın virajdaki hareketi sırasında ,ağırlık merkezine etkiyen santrifüj kuvvet ,taşıtın hareket yönüne dik bir devrilme etkisi üretir. Bu etkinin değeri, değişen sıçramaların etkisindeki yaylanma oranına ve santrifüj kuvvetin kuvvet koluna bağlıdır.Kuvvet kolu ağırlık merkezi ile devrilme ekseni arasındaki mesafedir.
     Devrilme ekseni gövdenin anlık devrilme eksenidir. Diğer tüm rijit elemanlar gibi ,taşıtta her an bir dönme hareketi uygular.Devrilme ekseni,yaklaşık olarak ,ön ve arka dingillerden geçen ve yola dik düzlemler üzerinde bulunan devrilme merkezlerinin bulunması ile belirlenir.Bu merkezler ,devrilme sırasında anlık olarak yerleri değişmeyen noktalardır.Devrilme ekseni ,işte bu merkezleri birleştiren eksendir.

Devrilme merkezinin belirlenmesinde ,aşağıdaki grafik yöntem izlenebilir:  
  1. Alt ve üst salıncak kollarını,birer doğru ile birleştirip,uzatarak kesiştiriniz.
  2. Bu kesişme noktasından başlayarak,tekerleğin yere temas noktasından geçen bir doğru çiziniz.
  3. En son çizdiğiniz bu doğru ile ağırlık merkezinden geçen düşey doğrunun kesişme noktasını belirleyiniz.İşte bu nokta devrilme merkezidir.
Yüksek devrilme merkezi, merkezin ağırlık merkezine daha yakın olması demek olduğundan,virajlarda daha az devrilme ihtimali;ancak;sıçramalara bağımlı olarak daha çok iz değişimi demektir.

26 Ocak 2014 Pazar

Biraz Tebessüm :)





Otomobil Uzmanı

McLaren P1 - "Kullanım Kabiliyeti En Yüksek Über Otomobil"





90lı yıllarda genç yahut en azından dergi takip edebilecek yaşta bir çocuk olanlarınız için Dünyanın en sansasyonel, en hızlı otomobili hangisidir diye sorsak gelecek cevap tartışmasız McLaren F1'dir. 




1992-1998 yılları arasında üretilen ve 391kms'lik bir azami sürat ile seri üretim otomobiller arasında "En Hızlı" ünvanını 2005 yılında Bugatti Veyron üretilene kadar taşıyan F1'e yaraşır bir mirasçının McLaren tarafından üretileceği günü tüm otomobilseverler sabırsızlıkla beklemekteydi. 



Son F1'in üretiminin tamamlanmasının üzerinden 16 yıl geçmişti ki McLaren 2014 yılında "Über Otomobiller" (Sınıflar üstü performans ve kaliteye sahip otomobiller) segmentine P1 ile dönüş yaptı. Bu sefer "En Hızlı" olabilmek için kapışması gereken 5'ten fazla rakibi bulunmaktaysa da köklü motorsporları devi McLaren bu sefer kendisine "Kullanım Kabiliyeti En Yüksek Über Otomobil olmak" rolünü biçmiş durumda.



Bu noktada edebiyatı bir kenara bırakıyor ve Yeni McLaren P1'in "dudak uçuklatan" teknik ve performans verilerini sıralamaya geçiyoruz.



Motor: Ortada Konumlandırılmış (MR) 3.8 litre V8 Çift Turbo Benzinli + HyKERS (Elektrik Motoru)
Şanzıman: 7 ileri çift kavramalı yarı otomatik 
Aktarma: Arkadan İtiş
Lastik/Jant: 245/35ZR19 (Ön), 315/30ZR20 (Arka)

Güç: 915 HP
Tork: 901 NM

0-100kms ivmelenme: 2.8 saniye
0-200kms ivmelenme: 6.8 saniye
0-300kms ivmelenme: 16.5 saniye
Azami Hız: 350 kms (sınırlandırılmış)

Fiyat: 866.000 İngiliz Pound'u


Sadece benzinli motorla, sadece elektrik motoruyla yahut her iki motorun birlikte devrede olduğu HyKERS moduyla kullanılabilen MCLaren P1, bu şekilde hem sıkı emison normlarına uyum sağlamayı başarıyor, hem şehir içi sürüşlerde ekonomi vaadediyor hem de açık yol ve pist sürüşlerinde sıradışı performans sunmayı garanti ediyor.


Dış tasarımda ağırlığını hissettiren sade bir o kadar da çekici çizgiler aracın iç tasarımında da hakimiyetini kuruyor. Tamamen karbonfiber, alcantara ve deri döşemelerle bezeli kokpitte Volvo modellerini hatırlatır yüzer orta konsol ve Tesla modellerini anımsatır dijital gösterge ve kontrol panelleri bulunmakta. 



bu kadar afilli resim ve cesur teknik verilerden sonra haberimizi Efsane İngiliz Test Editörü Steve Sutcliffe tarafından gerçekleştirilen ilk sürüş deneyiminin videosu ile bağlayalım.





Sonsöz: Her bir kuruşuna değecek bir über-otomobil...Bravo McLaren...Efsane F1'in ruhu ancak bu kadar layığınca şad edilebilirdi.

Not: 10 sene kadar sonra fiyatını en az 3'e katlayacak...Bunu da bir kenara not edin değerli Gurmeler.




25 Ocak 2014 Cumartesi

Ferrari F14-T


Her yıl Formula 1'in beki de en çok beklenen aracı Ferrari'nin yarıştıracağı model oluyor. Rakiplerinden farklı yollar izlemek konusunda başarılı olan İtalyan ekip bu yıl da geleneği bozmamış gibi görünüyor.

Garipleşen burun tasarımlaıyla bu yılın Formula 1'in en şık araçlarını barındırmayacağı artık açıklığa kavuştu. Bununla birlikte Ferrari'nin büyük bir açıyla alçalan ön kısmı ve McLaren ile Lotus gibi takımların araçlarının aksine kısa tutulan küt burnu görnümden çok işleve önem verildiğini kanıtlar gibi duruyor.


Her yıl olduğu gibi aracın büyük çoğunluğunda kırmızı renk hakim olsa da otomobilin alt ve arka kısmındaki siyah bölme de dikkatlerden kaçmıyor. Yeni aerodinamik paket kuralları sonucunda difüzör düzleştirilirken turbo beslemeye sahip v6 motorun dev egzoz çıkışı arka uyarı lambasının hemen üzerine yerleştirilmiş.

Sürekli Değişken Transmisyon Nedir ?

 Sürekli Değişken Transmisyon Sistemi
Günümüzde önemi giderek artan bir transmisyon sistemide Sürekli değişken transmisyon, CVT (Continuously Variable Transmission ) dir. Sürekli değişken transmisyon önden çekişki otomobiller için tasarlanmış ,sürekli değişken hız yeteneğine sahip ve önemi gün geçtikçe artan bir transmisyon sınıfıdır.Bu transmisyon sisteminin ana organı ,çalışma çapları değişken iki konik kasnak ve üzerinde dönen çelik bir kayıştır.Bu sistemle istenen her hangi bir vites oranı elde edilebilmektedir.
Kasnakların çalışma çapları:
  • Motor hızı
  • Taşıt hızı
  • Gaz pedalımın konumu
faktörlerine bağlı olarak ,hidrolik kontrolle değiştirilmektedir.
Geri vites oranı ,primer mille ilişkili olarak çalışan planet dişli takımıyla sağlanmaktadır.

      En yüksek ve en düşük vites arasında ,oranları sabit olmayan sürekli ve sonsuz sayıda olasılık bulunmaktadır.En yüksek oran geleneksel transmisyonlarındakinden çok daha yüksektir.Sürekli değişken transmisyon çok sayıda benzersiz özelliklere sahiptir ve performmans yönünden geleneksel transmisyonlardan daha yüksektir.

          Motorun devir sayısı ,gaz pedalının hızlanma sırasındaki konumuna bağlı olarak,hızla belirli bir düzeye yükselir.Yol üzerindeki hız,hissedilebilir bir değişim noktası olmaksızın ,daha yummşak bir şekilde oluşmaktadır.Genel olarak söylemek gerekirse ,gerekli sürüş hızına ulaşıldığında ,gaz pedalının hafifçe serbest bırakmak ve aynı yol hızını korumak mümkün olabilmektedir.
Transmiyon daha sonra en verimli hız aşırma koşulunu sağlayarak uygulanmaktadır.80 km/h 'in üzerindeki hızlarda gaz pedalı serbest bırakıldığında ,transmisyon hız aşırma koşulunu sağlamakta ve motor bununla ilgili motor hızlarında otomobili frenleme etkisi yapmaktadır.80 km/h'in altında hızlarda ise,20 km/h hıza yavaşlayıncaya kadar motor hızı sabit kalmakta ,daha düşük hızlarda ise yavaşça rölanti hızına kadar azalmaktadır.Vitesin 'L' (Low gear-düşük vites) konumu seçildiğinde ise,motor hızı yumuşak bir geçişle yol hızına azalmaktadır.
  
    CVT sistemi kullanılan motorların performans haritaları incelendiğinde konvansiyonel transmisyon sistemlerine oranla,düşük motor devirlerinde,daha yüksek tork elde edilebildiği görülmektedir.
Sürekli değişken transmisyon mekanik verimi %90 dolayındadır ve geliştirme çalışmaları sürdürülmektedir.Hendriks 1993,tamamı elektronik kontrollü CVT uygulanan 3.3' I Chrysler  Voyager'i test etmiş ve CVT ile 0...100 km/h ivmelenme süresünde 1 s avantaj ,yakıt tüketiminde %17'lik azalma tespit etmiştir.

      Halen,Van Doorne kayış sistemi ve Perbury tahrik sistemi olmak üzere iki önemli tip CVT bulunmaktadır.Kayış sistemi ,düşük güç uygulamaları ve önden çekişli otomobil taşıtlar için daha uygun görülmektedir.Perbury sistemi ise,daha büyük boyutlarda üretilmekte ve geleneksel sıra tipi motorların vites kutularının yerine kullanılmaktadır.Her iki sistemin de verimli kullanılabilmeleri için, mikroişlemcili kontrol sistemlerinin kullanılması kaçınılmaz görülmektedir.

24 Ocak 2014 Cuma

LARTE QX60


Geçtiğimiz günlerde Infiniti QX80 temelli çalışmasını sergileyen LARTE Deign şimdi de ismi değişen bir başka Infiniti SUV modeline el attı. Eskiden JX ailesi olarak bilinen QX60 üzerinde yapılan değişiklikler de kozmetik.

Yeni ön panjuru mat siyaha boyanan otomobilin daha geniş hava girişleri sunan ön tamponunda dört sis farı ve dik yerleştirilmiş LED aydınlatmalar dikkat çekiyor. 22 inç çaplı jantları da mat siyaha boyanan SUV koyulaştırılmış camlar yan kısımları makyajlanmış arka tampon, difüzör ve dörtlü egzoz çıkışı da sunuyor.

McLaren MP4-29 ve Lotus E22


2014 yılında Formula 1'de işler değişiyor. Turbo beslemeye sahip 1.6 litre hacimli v6 motorlarla birlikte güç paketi değişirken aerodinamik yapıda da ilginç farklılıklar var.

Araçlarını neredeyse aynı anda tanıtan iki takımdan ilki McLaren Mercedes, mat griye boyadığı otomobili için bu yılın sürprizi olacak ilginç bir burun yapısı geliştirmiş. Geçtiğimiz yıl kullanılan düz burun yapısından vazgeçen takım aşağıya doğru bükülen ve ön spoileri tutan iki büyük parçanın ortasından uzayan bir bölüm tasarlamış.


Lotus'ta da tasarım farklılıkları dikkat çekici. 2013 yılında çift katlı bir burun yapısı kullanan ekip bu yıl aşağıya doğru bükülen bir burun sunuyor. Geçtiğimiz yıllarda BMW Williams'ın kullandığı manta ağazı şekilli tasarımı andıran ön kısımda çift çıkıntı kullanılırken tepeden bakıldığında bu iki uzantının aynı boyda olmadığı görülüyor.

Günün Lezzeti - Lancia Stratos




Dünya'da en sevdiğim 10 otomobilin içindedir Lancia Stratos...Bu müthiş Ralli efsanesine yeniden hayat veren Lister Bell STR firmasını tebrik ediyor, efsane test editörü Steve Sutcliffe gibi bu muhteşem yaratığa bir an evvel sahip olmayı hayallerimin en müstesna köşelerinden birine yerleştiriyorum. Keyifli bir hafta sonu dilerim sizlere Değerli Gurmeler...Bu güzelliği izledikten sonra uyuyun uyuyabilirseniz ;)


Multimedya, navigasyon...bırakın bir kenara radyosu bile yok ve bu onu daha da muhteşem ve özel kılıyor. Bu kadar güzel bir motor sesine ve yol tutuşa sahip bir araç için bunlar gerçekten gereksiz donanımlar.


Orijinal Startos'ta motor seçenekleri kısıtlıydı ama Lister Bell STR'da Ferrari ve Alfa Romeo firmalarının ürettiği pek çok motor kullanılabiliyor. Ortada konumlandırılmış motor ve space frame şasi ile sürüş dinamikleri pistte ve yolda tabiri caizse "mükemmelin de ötesinde". 


8 adet ön far, mat monoblok jantlar ve roll cage, safkan ralli otomobilinin nasıl olacağını tanımlıyor adeta Stratos.


Buyurunuz bu da Steve Sutcilffe'in Stratos Lister Bell STR'ye hayran olduğu test sürüşü videosu:

Škoda Superb Combi Outdoor


Geçtiğimiz yıl yenilenen Škoda Superb ailesi genişliyor. Nisan ayında sedan/liftback ve station wagon seçenekleri tanıtılan otomobil şimdi de Outdoor versiyonuna kavuştu.

Siyah renkli plastikle çevrelenen tampon, yan etek ve çamurluklarıyla dikkat çeken otomobilin ön ve arka tamponları altında metal korumalar ter alıyor. Siyah renkli jantları 18 inç çaplı olan Outdoor'un kapı koruma çıtaları da siyah renkli.

Greenline dışında Combi'nin bütün motor seçenekleriyle birlikte alınabilecek olan Outdoor paketinde bu motorlarla birlikte 6 veya 7 ileri vitesli DSG ve dört tekerlekten çekiş sistemi alınabiliyor.

Hyundai ile 2014 Monte-Carlo Rallisi


Motorsporlarına yakından uzaktan ilgi duyan kişilerin ralli dendiğinde aklına gelen organizasyonlar arasında ilk sıralarda bulunan Monte-Carlo Rallisi 2014 yılında Hyundai'nin katılımıyla daha da eğlenceli bir hale geldi. Sébastien Loeb gibi uzun süredir yarışları domine eden bir ismin de WTCC'ye transferiyle daha çekişmeli hale gelen WRC'nin ilk ayağı bu yıl da Monte-Carlo Rallisi'ydi.


Şampiyonanın yeni takımı Hyundai Motorsport'un davetlisi olarak izlemeye gittiğim ralliden gelen ilk haberler bu takım için şanssızdı. Güney Kore merkezli firmanın geçtiğimiz aylarda tanıttığı i20 WRC'nin ilk firesi henüz yarış başında geldi. Geçtiğimiz yılı genel klasman ikincisi olarak tamamlayan Thierry Neuville daha ilk kilometrelerde yoldan çıkarak haftayı tamamladı. Yolda gördüğü bir engelden kaçmak isterken kayan Neuville izinden saparak bir direğe çarptı.


Hyundai Shell World Rally Team'in diğer aracında bulunan Dani Sordo ve Marc Marti'nin yarışı da malesef uzun sürmedi. 5. etap yolunda elektrik problemleri yaşayan ikili organizasyona devam edemedi. İki aracın da abandone olması moralleri bozsa da Dani Sordo'nun yarışı bıraktığı sırada 3. sıraya tırmanmış olması sezonun geri kalanından beklentileri artırdı.


Organizasyon boyunca yağan yağmur yüksek noktalarda yerini kara bırakırken asfalt rallinin takımlar için daha zor geçmesine neden oldu. İkinci gün sabahında 7. etabı yerinde izlerken helikopterle ulaştığımız tepeden 10. etabın önemli bir kısmını da görme şansımız oldu.


İkinci günün sonunda Monaco'ya taşınan parc fermé sayesinde motorsporları dünyasının önemli mekanlarından birisini daha yakından görme şansım oldu. Marinada tutulan araçlar dikkat çekse de Formula 1 Monaco Grand Prix'sine ev sahipliği yapan sokaklar çok daha ilginçti.


Col günü olarak da adlandırabileceğim 3. gün Col de Turini ve Col de Brouis'nin ikişer kere geçilmesiyle tamamlanacak gibi görünse de Col de Turini'de görülen aşırı kar yağışı ve bazı araçların kara saplanmaları nedeniyle gece koşulan 14. etap iptal edildi. Bu günü de 13. etabı yağmur altında izleyerek geçirdikten sonra Monaco sarayında yapılan ödül törenine katıldım.


WRC'nin ilk ayağının ardından pilotlar sıralaması şu şekilde oluştu:

1- Sébastien Ogier - Julien Ingrassia
2- Bryan Buffier - Xavier Panseri
3- Kris Meeke - Paul Nagle
4- Jari-Matti Latvala - Miikka Anttila
5- Mads Ostberg - Jonas Andersson
6- Elfyn Evans - Daniel Barritt
7- Andreas Mikkelsen - Mikko Markkula
8- Jaroslav Melicharek - Erik Melicharek
9- Matteo Gamba - Nicola Arena
10 - Yuriy Protasov - Pavlo Cherepin


Takımlar sıralamasıysa şöyle:

1- Volkswagen Motorsport
2- Citroën Total Abu Dhabi World Rally Team
3- M-Sport World Rally Team
4- Volkswagen Motorsport II


Bu arada etaplar arasında ve hatta bir ara Fransa ve İtalya arasında yaklaşık 1.000 km boyunca bizleri taşıyan Hyundai ix55'ten de bahsetmek istiyorum.


Gövde tasarımı Hyundai'nin eski nesil yuvarlak hatlarını barındırsa da donanım ve konfor alanlarında çok başarılı olan aracı 13. etaba giderken 10 km'lik offroad etapta da test edebilme şansımız oldu. Dört tekerlekten çekiş sisteminin avantajını iyi kullanan büyük SUV 3 litre hacimli v6 turbo Diesel motoruyla da etkiliyor. 250 beygir güç, 470 Nm tork üretebilen ünite sınıfının en güçlüsü olmasa da en sessizi olma konusunda iddialı. Yüksek devirlerde bile benzinli bir araç içerisindeymiş gibi hissettiren ünite 6 ileri vitesli şanzımanla uyumlu bir şekilde çalışıyor. ix55'in sunduğu performans da başarılı sayılabilir. 0'dan 100 km/s sürate 9.5 saniyenin altında ulaşabilen 2.3 ton ağırlığa sahip aracın maksimum sürati de 205 km/s.

Monte-Carlo Rallisi boyunca çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.