30 Nisan 2014 Çarşamba

Jeep Cherokee Urbane ve Sageland


Jeep'in konsept sürüsü Çin'de de gözden kaçmıyor. A.B.D. merkezli üretici Pekin'de yeni nesil Cherokee'nin iki farklı konseptini sergiledi.


Her iki araçta da lüks donanımlar dikkat çekerken Urbane konseptinde siyah renkli gövde ve koyu renkli jantlar görev yapıyor. İç mekanında kırmızı ve siyah renkli deri döşemeler, ahşap görünümlü kaplamalar ve özel paspaslar bulunurken tasarımda bir yenilik yok.


Siyah renkli tamponlar ve beyaz gövde rengiyle dikkat çeken Sageland konseptinde, standart modellerde metalik renkli olan parçaların tamamı bakır ve kahverengi. Özel logolara sahip olan aracın yan aynaları gibi bazı plastik parçaları da bu renklerde.


İç mekanında da beyaz deri döşemelerle kahverengi plastik ve deri yüzeyler dikkat çekerken kapı kolları ve metal görünümlü plastik süslemelerin tamamı bakır renkli. Bu konseptte de özel paspaslar kullanılırken ahşap görünümlü kaplamalar ve özel motifli dikişler de dikkatlerden kaçmıyor.

Renault Master


Fiat ve PSA'nın ticari araçlarının hemen ardından Renault da popüler ticarisi Master'ı güncelledi. Görünümde büyük değişiklikler olmasa da kaput altında farklılıklar büyük.

Yeni ön panjur ve logoyla farklılık yaratan Renault 2.3 litre hacimli turbo Diesel motorun 110, 125, 135 ve 165 beygir güç üretebilen versiyonlarını tanıttı. Çift turbo beslemeye sahip 135 ve 165 beygir üretebilen motorlarla birlikte farklı bir elektro-hidrolik direksiyon pompası da sunuluyor.


ESC, yokuş kalkış desteği, treyler savrulma engelleyici ve daha geniş açılı yan aynalar donanıma katılırken 165 beygir güç üretebilen motorun ortalama yakıt tüketim değeri eski nesil 150 beygirlik üniteninkinden 1.5 litre/100 km daha başarılı.

Wald Mercedes-Benz S Serisi


Geçen ay paylaşılan ilk çizimlerin ardından Wald International tarafından hazırlanmış Mercedes S Serisi görünüm kiti resmi olarak tanıtıldı.

Geniş hava girişlerine sahip yeni ön tamponun alt kısmına küçük bir splitter, yanlarına da LED sis farları eklenirken jant çapları büyümüş. Yan etekler büyürken arka bölümde hem bagaj kapağı hem de arka cam üzerine spoiler eklenmiş.

Ön çamurluklar arkasına havalandırma çıkışları açılırken yenilenen arka tamponun yanlarında da solungaçlar açılmış. Tampon altına ek sis farı eklenirken dört çıkışlı egzoz sistemi de yeni.

29 Nisan 2014 Salı

Markalar ve Modeller

Sportif Ruhlu Fransız ! 



      Güncel Megane HB, Fransız markanın ilk olarak 2008 yılı sonlarında Megane 3 platformu olarak tanımladığı yeni karoser yapısıyla ile birlikte yollara çıktı. Bir önceki neslinde hem hatchback karoser  hem de sedan karoser yapısıyla satılan Megane yenilenen nesliyle artık sadece hatchback karoseriyle birlikte satılıyor. Ülkemizde bir önceki neslinin sedan versiyonu çok ciddi satış rakamlarına ulaşmasına rağmen tam tersine hatchback versiyonu çok az talep gördü. Hatchback versiyonunun başarısız olmasında ülkemizde genellikle sedan araç sevdası olması ve aracın rakiplerine oranla zayıf kalan tasarım anlayışı etkili oldu.
         Megane 3, ilk piyasaya çıktıktan sonra baya kendinden söz ettirdi ve birçok ezeli rakibine merhaba demişti. Araç birçok müşterisinin beğenisini kazanmayı başardı ve 2012 yılında geçirdiği ufak makyaj operasyonuyla bu başarısına devam etti. Ancak Renault bulunduğumuz yıl içinde Megane için bir makyaj operasyonuna daha gerek duyarak aracı tekrar makyajladı. Aracın makyajlanmasında tabi ki rakiplerinin tasarımlarını güncel tutmaları ve albenisi olan bir görünümüme kavuşturmaları etkili oldu. Megane, makyaj geçirmesine rağmen kullanılan birçok teknoloji ve malzeme yapısı aynı kalmış. Araç geçirdiği makyajla birlikte boyutlarında herhangi bir değişme olmamış. Test aracım 4302 mm uzunluğa, 1808 mm genişliğe ve de 1471 mm yüksekliğe sahip bir otomobil olduğunu belirteyim. Otomobil bu değerle birlikte;  Citroen C4'ten 27 mm kısa, Ford Focus'dan 56 mm kısa, Hyundai i 30'dan 2 mm uzun, Opel Astra'dan 117 mm kısa, Peugeot 308'den 49 mm uzun ve Volkswagen Golf'ten 7 mm uzun bir otomobil olduğunu söylemek gerek. 





























           Megane, makyajlanmış olmasına rağmen motor seçeneklerinde herhangi bir değişime veya yeniliğe gidilmemiş. Test aracım önceki neslinden de tanıdık olan 1.5 dCi 110 PS dizel bir motora sahip. Bu araçta EDC yani Çift Kavramalı Otomatik bir vites seçeneği bulunuyordu. Araçta kullanılan bu dizel-otomatik kombinasyonun birbirine uyumlu oluşu beğenimi kazandı. Test otomobili 1384 kg olmasına rağmen araç yeterli ataklığı sunuyor. Aracın gaz tepkileri hoş ve anında tepki alabiliyorsunuz. Araçta kullanılan EDC şanzımanın vites geçişleri çok başarılı ve sarsıntısız biçimde gerçekleşiyor. Bu şanzıman 6 ileri olarak görev yapıyor ve aracın vites geçişleri genellikle 1500-2000 d/d aralığında değişiyor. Araçta kullanılan bu şanzıman bence birçok övgüyü hak ediyor ve oldukça rahat bir kullanımı olduğunu söylemeliyim. Test aracı 1750 d/d da 240 Nm torka ulaşabiliyor ve 4000 d/d da 110 PS güç üretebiliyor. Aracın fabrika verilerine göre yakıt tüketimi 4.2 litre civarında ancak bu değer yol şartlarına ve performanslı kullanıma bağlı olarak 5.2-5.5 litre civarına yükselebilir. Aracın yol tutuşu da gayet yeterli seviyede ve siz biraz zorladığınızda zaten ESC yani Elektronik Denge Kontrolü devreye girerek sizi yolda tutuyor. Aracın fren performansının da güvenli olduğunu söyleyebilirim ve test boyunca herhangi bir tedirginlik yaşamadım. Aracı zorlu köy yollarında test etme şansımda oldu ve araç bu şartlarda bile yoldan gelen darbe seslerini iç kabine yansıtmadı. Tabi ki bu durumda sertiliği iyi ayarlanmış süspansiyon sisteminin etkisinin büyük olduğunu söylemek gerek. Aracın ses yalıtımı da gayet başarılı test aracım dizel olmasına rağmen yüksek hızlarda bile içeriye çok ses almadı. 

Aracın ön tasarımında bulunan belirgin değişiklikler arka kısımda söz konusu değil.



























          Biraz da aracın genel olarak tasarımından bahsedelim. Otomobil, genel olarak bir önceki neslinden izler taşıyor. Bir önceki neslinde kullanılan birçok malzeme bu neslinde de kullanılmaya devam edilmiş. En belirgin farklılık ise aracın ön tasarımında kendini belli ediyor. Araç Fluence modeliyle aynı ön tasarıma sahip bir otomobil haline gelmiş. Renault, bu araçta bir önceki neslinde kullanıldığı keskin hatlı far tipi yerine bu sefer daha yuvarlatılmış badem formlu farlar kullanmayı tercih etmiş. Bu araçta yine Clio modelinden tanıdık gelen led gündüz far sistemi kullanılmış. Ancak Clio da radyatör ızgarasının hemen altına konumlandırılan led farlar bu araçta sis farlarının olduğu bölüme konumlandırılmış. Araçta diğer dikkat çeken bir özellik de büyüyen Renault amblemi olduğunu görüyoruz. Aracın ön kısmında ve dikiz aynalarında kullanılan krom detaylar da araca sportif bir hava katmış. Aracın arka tasarımına baktığımız da ise aynı kaldığını görüyoruz. Renault, bir önceki nesle oranla bu aracın arka kısmında herhangi bir değişikliğe gitmemiş. Araçta kullanılan geniş ve dolgun stoplar aracın dolgun çizgileri ile uyumlu olduğunu söylemeliyim. 

Aracın iç mekanında sportif çizgiler kendini belli ediyor.


























        Aracın iç mekanına bakıldığında bir önceki nesille aynı parçaların kullanıldığını görüyoruz. Ancak GT ruhuna uyumlu olması açısından sportif detaylar unutulmamış. Aracın koltuk kumaş dikişleri sportif bir havaya sahip. Bu araçta kullanılan piano black plastik malzemeler ve krom kaplı detaylar aracın sportifliğini tamamlayan öğeler arasında olduğunu belirteyim. Aracın direksiyonu da bu sportif havadan etkilenmiş ve kullanılan deri ve sportif dikiş detayları ile çekici bir görünüm kazanmış. Aracın kabinin orta kısmının en üstüne Renault'un R-LINK ismini verdiği 7" boyutunda yani 18 cm lik bir multimedya ekranı konumlandırılmış. Bu ekrandan birçok özelliğe ulaşabilmeniz mümkün. Bu özellikler arasında ise; telefonla görüşme yapabilme, navigasyon, geri görüş kamera görüntüsü, müzik ve video bilgileri, radyo bilgilerine ulaşabilir ve hatta tweet bile atabilirsiniz. Aracın koltuk yapısı da oldukça yumuşak tasarlanmış ve size gayet konforlu bir yolculuk yapma şansı tanıyor. Aracın ön kısmında yeterli diz genişliği mevcut ve herhangi bir zorluk yaşanmıyor. Aracın arka kısmında da yeterli diz mesafesi korunmuş ancak aynı şeyi uzun boylu yolcular için söylemek güç olur. Araç 372 litrelik bagaj hacmi ile sınıf ortalamalarında yer alıyor. Test aracım olan Renault Megane HB 1.5 dCi EDC 110 PS GT-Line 76.000 TL lik bir fiyatla satışa sunuluyor. Aracın en baz benzinli versiyonu ise 1.6 16v 110 PS Joy modeli 51.500 TL den başlıyor. Modelin en baz dizel versiyonu ise 65.580 TL den başlayan fiyatlara satışa sunuluyor. Son olarak, araç fiyatına oranla sunduğu donanım, konfor ve kalite ile birçok müşteriye hitap edebilecek nitelikte bir otomobil olduğunu vurgulamalıyım. Test otomobilimin tam bir fiyat kalite endeksine uygun araç olduğunu söylemek gerek. Araç özellikle yakaladığı bu sportif detaylar ile genç sürücüleri cezbedebilir. 

Yazar: Soner ÜNLÜER

Sponsor: Saruhan Otomotiv A.Ş

Otomobile ait tüm teknik bilgiye ve donanım listesine bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz:

http://www.renault.com.tr/araba/binek/yeni-megane-hb/ozellikler

Otomobile ait diğer fotolar:
*Fotoların üzerine tıklayarak büyük bir biçimde görüntüleyebilirsiniz.


 

 

 

 

 


 

 

 

Lexus LX570 Supercharger


Özel üretim model sayısı bol olmayan markalardan Lexus büyük SUV modeli LX570'in farklı bir modelini tanıttı. Beklenenin aksine A.B.D.'de değil Kuveyt'te tanıtılıp satışa sunulan otomobilde güç artışı da yaşanmış.


Dışarıdan bakıldığında, normalde sportif araçlarda görmeye alıştığımız aerodinamik bir gövde kitiyle donatıldığı görülen aracın yan kısmında basamaklar dikkat çekerken iç mekanda da ışıklandırmalı Lexus markalarına sahip metal kapı eşikleri ve "Supercharger" armaları görülebiliyor.

Kaputun altında görev yapan 5.7 litre hacimli v8 motora uygulanan kompresör besleme yardımıyla 450 beygir güç alınabilirken bu güç 20 inç çaplı jantlarla donatılmış dört lastiğe 6 ileri vitesli otomatik şanzıman yardımıyla aktarılıyor.

28 Nisan 2014 Pazartesi

Mercedes-Benz B180 CDI 7G-DCT Elite


Mercedes'in başarılı satış rakamlarına ulaşan hatchback modeli A Serisi'nin ardından 1.5 litre hacimli turbo Diesel motor ve otomatik şanzıman ikilisine sahip olma sırası B Serisi'nde. Daha önce benzinli motor ve sportif paketiyle test etme imkanı bulduğum otomobil şimdi de küçük hacimli Diesel motor ve otomatik şanzıman ikilisiyle karşımızda. Özellikle aşırı beslemeli ve küçük hacimli benzinli motorun tüketiminden şikayetçi olanları hedefleyen kombinasyon bakalım yüzleri ne kadar güldürebilecek.
Makalenin Devamı »

MTM Volkswagen Golf R


İş modifikasyona geldiğinde aracın standart halinin ne kadar güçlü olduğu önemli değilmiş gibi görünüyor. Bu düşünceyi doğru çıkarmaya çalışan üreticilerden MTM, Volkswagen Golf 'ün en güçlü versiyonu Golf R'ı daha da güçlendirmek için kolları sıvamış.

Aracın görünümünde büyük değişiklikler yapmayan üretici 19 inç çaplı jantlarla donattığı otomobilin gövdesi üzerinde grafikler kullanmış. Fren sistemi modifiye edilen Golf R'ın ön aksında 8 pistonlu kaliperler ve 380 mm çaplı diskler görev yapıyor.

Kaput altında da geliştirmeler yapan firma turbo beslemeye sahip 2 litre hacimli motorun gücünü 360 beygire, torkunuysa 450 Nm'ye ulaştırmış. 0'dan 100 km/s sürate 4.2 saniyede ulaşabilen aracın Almanya pazarında fiyatıysa 54.875 Euro.

27 Nisan 2014 Pazar

Markalar ve Modeller

Hyundai'ın C sınıfındaki vahşi yüzü ...


         Koreli üreticinin en çok satan ve en dikkat çeken modeli olmayı başaran i30 birçok övgüyü hak eden bir otomobil. İlk jenarasyonu 2007 yılında piyasaya çıkan i30 modeli 2012 yılında makyajlanarak güncel halini aldı. İlk jenarasyonuyla da oldukça ilgi çeken otomobil, piyasaya sürüldüğü dönemde tasarım ve teknoloji anlamında artık Avrupalı rakiplerine kafa tutabilecek düzeye gelmişti. Bu başarının ardından 2012 yılında geçirdiği makyaj operasyonuyla artık birçok Avrupalı rakibinden bile cazibeli bir hale büründü. i30, özellikle ilk piyasaya çıktığında Avrupa'da ilgi odağı haline geldi ve müşteri profilini artırdı. Otomobil, kardeşi olan Kia Pro Ceed ile aynı platformu paylaşıyor.
       
       Araç bir önceki jenarasyona göre 55 mm daha uzun, 5 mm daha geniş ve 10 mm daha yüksek bir araç haline gelmiş. Otomobil sınıfındaki rakiplerine oranla ; VW Golf'ten 101 mm, Peugeot 308'den 24 mm, Renault Megane'dan 5 mm daha uzun bir hale gelmiş. Aracın dış tasarımını ele alalım. Otomobile önden bakıldığında uzak doğulu otomobillerin tasarım anlayışına ait detaylardan uzak bir tasarım felsefesiyle dizayn edilmiş. Bu araç daha çok avrupai tasarım çizgileri ve detaylarını barındırıyor. Aracın far yapısı çok keskin değil fakat biraz yuvarlatılmış bir tasarıma sahip. Ancak araç farlarının yapısı kaporta çizgileri ve eğimi ile güzel birliktelik yakalamış. Radyatör ızgaralarının yapısı aracın bu sıradışı tasarımını destekler nitelikte olduğunu söylemeliyim. Test ettiğim araçta standart radyatör ızgarası bulunurken krom kaplı ve Hyundai logosu ile uyumlu dizayn edilmiş radyatör ızgarası sadece Elite donanımıyla satın alınabiliyor. Araç da led gündüz sürüş farları yer alıyor ve farların genel olarak tasarımı uzak doğulu otomobillerin çekik gözlü tasarımının da dışına çıkmış. Otomobil yakaladığı bu tasarım ile Avrupalı bir aracın tasarım detaylarına ve çizgilerine sahip olduğunu söylemeliyim. Sis farlarının yapısı da bu sıradışı tasarıma uygun biçimde tasarlanmış ve istenildiği takdirde led özelliğe sahip kenarları krom kaplı olarak satın alınabiliyor.


Araç her açıdan yakaladığı keskin ve sıradışı tasarımı ile farklı bir kimliğe bürünmüş.
































        Araca yan kısmından bakıldığında ise ön tasarımda yakalan bu sıradışı tasarımın yan kısımda da devam ettiğini görüyoruz. Araç yan kısımda yakaladığı bu tasarım ile oldukça geniş ve dolgun bir araç hissi olduğunu vurgulamak istiyor. Aracın arka kısmında ise ön tasarımıyla uyumlu bir biçimde alışılagelmiş kare veya dikdörtgen stop grubu yerine daha akıcı hatlara sahip bir stop grubu tasarlanmış. Otomobil yakaladığı bu tasarım ile rakiplerini kıskandıracak kadar güzel bir tasarıma sahip olduğunu söylemek gerek. Aracın arka camı çok alçak tasarlanmamış ancak yine de çapraz görüş biraz problem yaratabilir. Burada dikkat çeken ufak ama etkili bir tasarım detayı olduğunu belirteyim. Aracın arka kısmında yer alan Hyundai logosunun altında bir geri görüş kamerası bulunuyor ve geri park anında devreye giriyor. 


Aracın arka tamponunda yer alan sis farlarının tasarımı da aracın genel tasarımıyla uyumlu ve bütünleşmiş bir halde olduğunu söylemek gerek.



























        Kullandığım test aracımızın motor kaputunun altında 1.6 CRDi 128 PS lik bir motor bulunuyor. Aracın genel olarak performansı yeterli ve ivmelenmesi ağır kalmıyor. Ancak 6 vites olmasının biraz dezavantajı hissediliyor. Aracın vites geçiş oranları sık tutulmuş bu durum performans açısından eksik gibi görünse de yakıt tüketimi konusunda kendini gösteriyor. Araçla birlikte alınabilen motor seçenekleri; 1.6 GDI 135 PS benzinli ve 1.6 CRDi 128 PS dizel olmak üzere iki farklı motor seçeneği mevcut. Test aracımız 1900-2750 d/d da 260 Nm tork ve 4000 d/d da ise 128 PS güç üretebiliyor. Aracın ortalama tüketimi fabrika verilerine göre ortalama 4.5 litre iken bu değerler performanslı kullanıma bağlı olarak yaklaşık 7 litre civarını zorluyor. Ancak bu tüketimi sakin bir kullanım ile 5 litre civarına düşürmek mümkün. Aracın fren performansı da sınıf ortalamalarında ve güvensizlik hissi yaratmıyor. Araç yol tutuş konusunda da sınıfında yeterli sayılabilir ve yola iyi adapte oluyor. Orta sertlikteki süspansiyonları sayesinde yoldaki darbeler araç içine çok yansımıyor. 





























        Aracın iç tasarımını ele alalım. Aracın iç tasarımı genel olarak dış tasarımı kadar etkileyici olmasa da yinede bu tasarıma uygun dizayn edilmiş. Ancak biraz daha etkileyici bir iç mekan tasarlanabilirdi. Kabinde yer alan krom kaplı malzemeler aracı daha çekici göstermek için tasarlanmış. Burada kullanılan plastiğin kalitesi gayet iyi seviyede. Bir önceki nesle oranla gösterge yapısı değiştirilmiş ve hız ve devir kadarının ortasına 3 boyutlu bir yol bilgisayarı konumlandırılmış. Orta kabinde ise teyp ve havalandırma ızgaralarında da değişiklikler hemen göze çarpıyor. Teybe ait bilgilere direksiyon üzerinden  müdahale etmek mümkün. Dijital klima ünitesinin performansı gayet iyi olduğunu belirteyim. Dijital klimanın hemen altında ise 12V priz ve ipod ve usb bağlantıları yer alıyor. Hyundai'n FLEX STEER adını verdiği akıllı direksiyon seçim sistemi ise kullanımı ve konforu artıran unsurlar arasında. Aracın ön kısmı yeterli genişliğe sahip ve tavan yüksekliği de yeterli seviyede. Aracın koltukları da orta sertlikte ayarlanmış ve beli iyi sarıyor. Aracın arka kısmı da ön kısmı kadar yeterli ve konforlu diyebiliriz. 


Aracın kabininde kullanılan plastiğin kalitesi sınıfının ortalamalarında ancak dış tasarıma nazaran iç tasarım biraz daha sade kalıyor.





























         Son olarak, Hyundai yenilediği bu başarılı modeli ile kendinden oldukça söz ettirdi. Dünya çapında artık ilklere oynayamaya başlayan Hyundai bu araçla ile neler yapabileceğini kanıtlamak ister gibi bir gövde gösterisi yaptı. Satış rakamları ise sınıfına oranla gayet iyi seviyelerde olduğunu belirteyim. Tabi bu durumda modelin başlangıç fiyatı ve fiyatına oranla sunduğu kalite ve donanımlarla birlikte birçok müşterisinin beğenisini kazandı. Araç 378 litrelik bagaj hacmi ile sınıf ortalamalarının üzerinde diyebiliriz. Bu bagaj hacmini 1316 litreye kadar çıkarmak mümkün. Otomobil bu bagaj hacmi ile genç aileler için tercih konusu olabilir. Aracın diğer büyük bir kozu ise başlangıç fiyatı 1.6 GDI 135 PS STYLE versiyonu 58.350 TL ile sınıfında birçok rakibine kafa tutuyor. Modelin en pahalı versiyonu ise 1.6 CRDi 128 PS ELITE OTM 75.500 TL ile satışa sunuluyor.

Yazar: Soner ÜNLÜER
Sponsor: Sönmezler Otomotiv

Otomobile ait tüm teknik veri ve donanımlara linke  tıklayarak ulaşabilirsiniz;
http://www.hyundai.com/tr/tr/Showroom/Cars/i30/PIP/index.html#contents_specification

Otomobile ait diğer fotolar;